Odada çaresizce ağlayan bir kadın vardı, oldukça esmer tenindeki morluklar gün ışığında beliriyordu. Avuçlarını açıp, gözlerinden akan damlalarla yukarıya baktı. "Allahım ne olur bir çıkış yolu göster." diye sessizce feryat etti kadın. Bu kadın Seraydı. Uyku ilacı diye verdiği hapların aslında bir başka hap olduğunu sonradan fark etmişti, kendine etmediği hakaret kalmamıştı. Yanında uyuyan küçük kız çocuğuna bakarak, dudaklarını alnına yasladı ve öptü. "Umarım senin gibi bir evladım olur." dedi kederlenerek. "Ama bu adamdan değil, asla!" Yavaşça ayaklandı, banyoya girip kısa bir duş aldı ve kendine gelmeyi bekledi. Kendine gelmeye başladığı anda, oturdu ve düşüncelere daldı. Ne yapsam, ne etsemde bu çocuğu annesine kavuştursam diyordu kendi kendine. "Ulan sen ne nankör bir kadınsın!" d

