34

3615 Words

''Neden buradayım?'' diye mırıldanarak şaşkınca etrafıma bakındım. Yerdeki yeşil yumuşak otlar çıplak ayaklarımla yumuşak bir temas halindeydi. Anlamaz bir şekilde etrafımda ufakça dönerek nerede olduğumu algılamaya çalıştım. Ben ölmüş müydüm? Bakışlarım üzerime kaydı, beyaz çiçekli bir elbisenin içindeydi bedenim. Gözlerim uzaklarda duran iri bedenli bir adam vardı. Onun elini tutan iki tane küçük çocuk bulunmaktaydı, kaşlarımı çatarak ufak adımlar atmaya başladım. Onlara ne kadar adım atsam bile bir o kadarda rüzgar beni geri ittirmekteydi. Gördüğüm adamın yüzü hafifçe yan döndüğünde bu kişinin Mirza olduğunu gördüm. Yanındaki iki çocuk benim çocuklarımdı öyleyse. Heyecanla kalbimi tutarak koşmaya başladım. ''Mirza! Çocuklarım!'' diye seslendim. Ne kadar koşarsam koşayım bir türlü on

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD