-Bir Taçlık Huzur-

1935 Words

Güneş, haziranın ilk haftasında olmanın hakkını verircesine gökyüzünde tüm cömertliğiyle parlıyordu. Kardelen, yokuşu ağır adımlarla tırmandı. Çınar ağaçlarının gölgesinde serinlik vardı ama taşlı yolun kenarından yükselen sıcak, ayaklarının altını yakıyordu. Tepe başına vardığında nefeslenmek için durdu. Rüzgâr hafifti, papatyaların ince saplarını nazikçe eğiyor, toprağın kuru kokusuna taze otların serinliği karışıyordu. Kardelen, çimenlerin arasına çömeldi. Birkaç adım ötedeki düzlükte papatyalar başlarını göğe uzatmış, yazı karşılar gibi titreşiyorlardı. Elini uzattı, en uzun saplı olanlardan birini kopardı, sonra bir tane daha… Parmaklarının arasındaki çiçekleri kıvırıp dolarken, küçükken yaptığı taçları hatırladı. Babaannesiyle çıktıkları kır yürüyüşlerini… Babaannesinin ördüğü gibi

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD