24 Mayıs 2002 Alperen, 10 yaş grubunun futbol idmanını yeni bitirmişti. Bacaklarındaki ağırlık, bir an önce eve gidip dinlenmesi gerektiğini söylüyordu. Spor salonunun duşunda yorgunluğunu akıttı, üstünü giyinip dışarı çıktı. İkindi güneşi sol yanağını usulca okşadı. Hava serindi ama güneş tenine dokununca hoş bir sıcaklık yayıldı içini. Annesiyle babası köye gitmişti; ev birkaç gündür ona aitti. Karnı açtı. Televizyon karşısında bir şeyler atıştırmak için mahallenin bakkalına uğradı. Rafların önünde gezinirken gözleri tanıdık bir simaya takıldı. “Ooo, Alperen! Selamün aleyküm!” Alperen hemen döndü. “Aleyküm selam Emre abi, nasılsın?” Emre bakkalın ekmek dolabına yönelmişti. “Nasıl olayım, dükkan pek işlemedi bugün. Erken kapatayım dedim. Ekmek alacağım. Sen nasılsın, nasıl gidiyor?”

