Yeşilçam yıldızlarının fotoğraflarıyla süslenmiş, sıcacık bir mahalle kafesi… O gün geçmişin nostaljisiyle değil, bugünün heyecanıyla doluydu. Derbi günüydü. Masalar kenara çekilmiş, yerlerine beyaz sandalyeler dizilmişti. Kafenin sol tarafında Beşiktaş taraftarları, sağ tarafındaysa Galatasaraylılar yerlerini almıştı. Arada, üç metre genişliğinde boş bir alan bırakılmıştı. O alan hem tarafların ayrımıydı hem de bu sıcak rekabetin görünmez sınırı. Tugay, Beşiktaşlıların arasında, üçüncü sırada oturuyordu. Yanında Cevat, onun yanında ise Seyit vardı. Siyah-beyaz formalı gençler tezahüratlara hazırlanıyor, maç öncesi tahminlerle hararetli sohbetlere dalıyordu. Ama Tugay sessizdi. Gözleri kalabalığın içinde birini arıyordu. Kardelen. Kızlar tuvalete gitmişti. O gelmeden hiçbir şey başlamı

