Kardelen salonda, koltuğun ucuna oturmuş, ellerini kucağında kenetlemişti. Parmaklarına bakarken, gözünden yaşlar sessizce süzülüyordu. Tugay’ın yanında ağlamak istemiyordu ama elinde değildi. Ne kadar dirense de gözlerinden akan yaşları tutamıyordu. Odanın içinde volta atan Tugay, birden durdu, gözleri büyümüş, yüzü bembeyazdı. Nemli saçlarına sinirle ellerini daldırdı. Kardelen her şeyi hemen anlatmamıştı; onun biraz olsun yorgunluğunu atmasını beklemişti. Tugay’ın üstünde beyaz bir tişört, altında siyah bir eşofman altı vardı. Kardelen de biraz önce duş almış, açık pembe pamuklu pijamalarını giymişti. Evleri kazanlı kaloriferliydi, her oda sıcacıktı ama içleri öyle buz kesmişti ki... "Nasıl ya..." dedi Tugay, sesi çatallıydı, nefesi kesik kesikti. Odanın içinde yürümeye devam etti, so

