Asmin ve Ateş’in keyfi yerindeydi. Cesur’un minik ama güçlü bedeni, onlara dünyaları vermişti adeta. Asmin’in yüzündeki yorgunluk, anneliğin verdiği huzurla karışmış, gözlerinde tarifsiz bir mutluluk parlıyordu. Ateş ise elinden geldiğince eşini yalnız bırakmamaya çalışıyor, her fırsatta oğlunun beşiğine gidip minik elini tutuyordu. Gül, Asmin’in yanından bir an olsun ayrılmıyor, hem Cesur’a hem de Asmin’e gözü gibi bakıyordu. Hastane odasının içinde bebek kokusu, çiçeklerle karışıyor, odanın kapısında duran tebrik cicekleri neşenin simgesi oluyordu. O sırada Ateş, hastane koridorlarında gelen tebrikleri kabul ediyordu. Miranlı Aşireti’nin veliahdı dünyaya gelmişti! Bu haber Mardin’de rüzgar gibi yayılmış, herkesin diline düşmüştü. Hazar Miranlı, yeğeninin doğumu için adaklar kestirmiş,

