Hazar’ın sevincine tüm hastane şahit olmuştu. Gül’ün kalbi hala şaşkınlıkla çarpıyordu. Hazar, odada sevinçten deliye dönmüş, ellerini açıp “Allah’ım şükürler olsun!” diye defalarca tekrarlamıştı. Bu haberi anne ve babasına kendisi vermek istiyordu. Gül’ün elini tutup gözlerinin içine baktı. “Hazırlan güzelim, hemen Miranlı Konağı’na gideceğiz. Bu haberi onlara bizzat ben söyleyeceğim.” Gül gülümsemeye çalıştı. “Tamam Hazar ama sakin ol, daha yeni öğrendik. Heyecandan kalbine inecek,” dedi. Hazar kahkaha attı. “Böyle bir haberi kim duysa benim gibi olur!” Arabaya bindiklerinde Hazar yerinde duramıyordu. Sürekli Gül’e dönüp bir şeyler soruyordu. “Koltuk rahat değil mi Gül? Doktora sorsaydım keşke... Şimdi arabaya binmekte bir sıkıntı olmaz değil mi?” Gül içten bir nefes aldı, gözlerin

