36

1003 Words

Sırtına astığı tüfeğin soğuk ve ağır askısını, titreyen elleriyle sıkıca kavrayıp düzeltti. Metalin sert dokusu, avuçlarında hem soğukluk hem de ağırlık olarak yankılanıyordu; bu ağırlığı omuzlarında hissetmek, içinde büyüyen korku ve çaresizlikle baş etmeye çalışan ruhuna bir nebze dayanma gücü veriyordu. Sanki o soğuk metal parçası, dünyadaki tüm savunmasızlığını örten, kendisini biraz olsun koruyan tek dayanak noktasıydı. Ellerini yeniden telefona götürdü; ekranın parlak ve yapay ışığı, karanlık odadaki tek canlı parıltıydı. Parmakları, titreyerek ama odaklanmış bir şekilde, yavaşça yukarı aşağı kayarken, sosyal medyanın karmaşık ve kaotik akışında gezinmeye başladı. Gözleri, Güney Kore’den, Rusya’dan, Türkiye’den ve Çin’den gelen haber başlıkları, canlı yayınlar ve panik dolu paylaşıml

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD