Gordan, kavşağa yaklaştığında gözleri bir anda koca metal gövdeyle karşılaştı—bir tank. Şehirde gerçek bir tank! Sokağın ortasında hareketsizdi ama etrafı kaynıyordu. Kasklı, yüzleri maskeli askerler barikat kurmuş, sivilleri yönlendirmeye çalışıyordu. Her biri ter içinde, tüfekleri tetikteydi. Ortalık bir cehennemi andırıyordu: alevler, çığlıklar, duman. Ama Gordan, savaş alanlarının ortasında soğukkanlı kalmayı öğrenmişti. SUV’yi yavaşlatmadan barikata yaklaştı. Bir asker, elini kaldırarak onu durdurmak ister gibi oldu ama göz göze geldiklerinde, iki adam başlarını hafifçe eğerek birbirine selam verdi. Asker, gözünü Gordan’ın üzerindeki kan lekesine, kırık cama ve direksiyona sıkıca sarılmış ellerine kaydırdı. Ne bir sorgu geldi ne de engel. Sadece yol açıldı. Gordan gazı hafifçe artır

