38

1148 Words

Anna, başını soğuk ve hafif nemli araba camına yaslamıştı; camın soğukluğu teninde ince bir ürperti yaratıyor, onu gerçeklikten hafifçe koparıyordu. Göz kapakları, ağırlaşan bir perde gibi gidip gelirken, uykuyla uyanıklık arasında o ince, bulanık çizgide salındı.. Zihni, tıpkı karanlık bir labirentteymişçesine, yarı açık kapılar arasında dolaşıyordu. Düşüncelerinin çoğu karmaşık ve bulanıktı. Arada bir istemsizce gözlerini aralayıp dışarı baktığında, şehrin karanlık siluetleri, bulanık ve ağır ağır ilerleyen şekiller, hızla geçen ama hasar görmüş araçlar dikkatini çekiyordu. O anlar, gerçeklik ve rüya arasında bir köprü gibiydi; ne tamamen uyanık ne de tam olarak uyuyordu. Sanki kabus ve gerçeklik arasında asılı kalan bir bedenin yorgunluğu üzerindeydi. İçinde, biriken korku ve endişenin

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD