yazardan... Karadere’nin o derme çatma odasında zaman donmuş, geriye sadece şimşeklerin aydınlattığı üç gölge ve sedirde boynu bükük yatan bir "kurban" kalmıştı. Mert, kendi şakağına indirdiği o intiharvari darbeyle yere yığılırken, odadaki hava barut ve ihanet kokusuyla ağırlaşmıştı... Yaman, yerde baygın yatan "Bal Porsuğu"na bakarken tek bir kası bile titremedi. Onun için sadakat ve soğukkanlılık her şeydi; Mert’in paniği ise affedilemez bir zayıflıktı. Ama asıl yangın, sedirde, şakağından sızan ince kan sızıntısıyla cansız gibi yatan Zilan’ın başucundaydı. "Demir! Şu kıza acilen bak!" diye gürledi Yaman. Sesi, az önce Zilan’ı susturan o otoriter tondaydı ama bu sefer içinde gizleyemediği bir sızı vardı. Demir, komutanının talimatıyla hızla kendine gelip sedire atıldı. Parmaklarını Z

