Düğün Telaşı

1584 Words
3 hafta sonra Buket Cenk elinde tuttuğu duvak ile içeri girdi " Bunu sevmedim ben, Fransız tülü daha iyiydi sanki değil mi kardeşim?" Gökhan bir süre incledi " Abi bunda romantik bir görüntü olsa da ben duvak dedi mi İngiliz tülünü tek geçerim" Gelinliğimdeki potları düzeltmeye çalışan terzimiz Timo ters ters ikisine bakıyor fısıldayarak bana kızıyordu " Yine getirmişsin bu insan israflarini yavrimun, İngiliz tülünü de bilir?" Bir taraftan da göz ucu ile bakıyordu 2 prova öncesi ağzına silah dayamış Gökhan'a. Bense yüzümde kocaman bir gülümseme ile izliyordum... aralarındaki tül tartışması şimdi de gelin çiçeğine dönmüştü " Abi şakayık derim başka bir şey demem, gelin dedin mi şakayık!" diye diretiyodu Cenk " Lütfen bana bunun bir şakayık(şaka) olduğunusöyle ! Ne alakası var oğlum, son trendden haberin yok tabi cahil cahil konuşuyorsun, buğday filizi. " deyip göz kırptı " Buğday filizi???" " Kuru buğday filizi, başaklı" " Ya bir siktir git, kız değirmene un dövdürmeye mi gidiyor nikah memuruna he demeye mi?" O kadar uzun zaman gelinlik muhabbetinin, düğün muhabbetinin içinde kalmışlardı ki ikisi de kendi çapında uzman olmuştu İşin komik tarafı söylediklerinde çok haklıydılar " A aaaa! Bir de trendi biliyorlar, düşüp bayilmam an meselesi demedi deme kuzimu. Sen ordaki insan azmani, gel bakayim buraya!" Cenk " Bana mı diyor lan o değişik! köpek çağırır gibi beni mi çağırıyor" Baya sinirlendim anasını satayım, 2 haftada bir insan gelinliği dikemez mi canım? " Buyur amca ne vardı?" dediğimde tüller ile oynaşan Gökhan'dan bir kahkaha sesi yükseldi. Karşımdaki tavuz kuşu gibi rengarenk giyinmiş adam anasına babasına atasına sövdüğüm gibi kocaman açmıştı gözlerini. Bizim zilli de ondan beter! kocaman ayırdı ağzını sanki küfür ettik amına koyayım ya! " Amca senin babandir be!" " He, babam da amca... senin karın ağrın ne?" " Ayol ne karin ağrim olecak, Nece konuşur bu?" Adam Rum aksanı ile konuşup benim türkçemi de eleştirdi ya artık beni tutabilene aşk olsun... " Amca, bak senle Türkçe konuşuyorum, adam gibi konuşuyorum" dememe kalmadı kafama tül ile vurmaya başladı manyak " Ay buni nerden buldun yavrimun, bu evrimini tamamlamamiş insan azmani ile nasil anlaşacağim ben?" Bir taraftan da başıma vuruyordu... güya benim kardeşim dediğim adamla, kızda kahkaha atarak bizi izliyordu! Hayır kızamıyorum da kendi etrafında 180 derece dönmüş papağan gibi renk renk kostümlü amcadan dayak yiyorum sonuçta " Bak eline koluna sahip çık sikicem ha!" dememle adamdan bir çığlık yükseldi... Biz adamla saç baş birbirimize girmişken sonunda Volkan paşa deneme kabininden çıktı. Üstünü başını çekiştirerek Herkesin bakışı ise ona dönmüştü. Çıktı dedim de acaba çıkmasa mıydı... Gökhan gülmemek için nefes bile almıyordu, Buket'in ise gözleri kocaman açılmıştı Volkan a ne iyi ne kötü diyebiliyordu... Elindeki tülle kafama vurmak üzre olan adama dönüp " Sakın bana deneme kabininde ayna yoktu deme" dedim " Yok tabi ki, kıç kadar yere ne aynasi ayimun! " İçimden aynaya doğru yürüyen adamı görünce kurnazca gülerek söylendim " Sen şimdi ayıyı görürsün" kafamla kabinden çıkan adamı işaret ettim tavuz kuşuna " Bittin sen!" " Dema!' Aynanın karşısında geçti... Bir 30 saniye sessiz kaldı. Paçaları yapışık pantolonunu, bembeyaz takımı, kırmızı mendili... " Abi pazartesi gecesi gel işe başla bizim pavyonda " dememle Buket hızla Volkan'a doğru koştu Zavallım adamı tutmaya çalışırken üstüne üstüne yürüdüğü tavuz kuşu halen durumu idrak edememişti... Buket'in feryadını duyduk ama ne bende ne Gökhan'da gülmekten gözümüzden de götümüzden de yaş gelirken bir eyleme kalkacak vaziyet kalmamıştı " Abi istek parçasını nereye veriyoruz" diye Gökhan devam ederken ben karnımı tutarak yere yıkılmıştım Volkanı tutmayı tabi ki başaramamıştı Buket. Adamı yakasından tuttuğu gibi havaya kaldırdı. 1.70 boylarında zayıf bir adamdı zaten. Volkan'ın sinirden başı titriyordu " Mendili mi beğenmedin koçimun" dedi sesi kısık titrek şekilde çıkıp eli ile Volkan'ın omzundan toz silker gibi yaptı yalaka " Nısh" dedi dişinin arasından çıkan sesle " Mendil iyi, yeterince büyük" " Ne için büyük vire?" dediğinde adamı kendine doğru yaklaştırıp " Seni geberttikten sonra götünee sokmak için." Normalde müdahale ederdik, eğer karşımızdaki müdahale edebileceğimiz bir görsel olsaydı. " Abi çok bacağını açma pantolonun götü patlayacak, ben bu görüntüye hazır değilim" diye alay ediyordu hâlâ Gökhan. Ben ise sussun diye bir yandan Gökhan'a vuruyor bir yandan kafamı sırtına gömmüş kahkahamı bastırıyordum 30 dakika sonra Tavuz kuşuna bir çalışan yelpaze ile rüzgar yaparken, diğeri kolonya ile bileğini ovuyordu " Ben böyle rezalet görmemişim, gelmişim kaç yaşima görmemişim" Buket'in delici bakışları Volkan'ın, benim ve Gökhan'ın üstündeydi. " Abi bir şey sorucam" Gökhan hala işin gırdırındaydı " Gökhan belanı sikerim sus" " Yok abi vallahi meraktan, o pantolona kaç kişi girdirdi seni? Kabinde de tektin ama" deyip gülmeye başladı yine. O gülünce ben de gülmeye başlamıştım. " Gel kabine göstereyim " demesi ile bize doğru yaklaşan sinirli bir gelin gördüm " Vallahi geliyor, kill Bill sahnesi gibi amına koyayım susun valla siker atar belamızı" dememle tam tepemize dikildi sarı cadı. " Sadece 2 saat, sizden sadece 2 saat sorun çıkartmamanızı bekledim ve siz yine her şeyi birbirine kattınız. Adam benim gelinliğimi de dikmiyor işte " dediğinde " Yavrum isabet olmuş kurban olayım gel gidelim bir gelinlikçiye Allahını seversen bak maymun oldum burada!" Dağ gibi adam yalvarıyordu be, ey aşk nelere kadirsin! " Oldu hayatım düğünü de yiğidim 2 düğün salonunda yapalım mı?" dediğinde ne dalağı zaten yerlerde olan benimle Gökhan'ın kahkahası tekrar doldurmuştu salonu Adam ise bize bakıp bakıp tekrar bayılıyordu " Güzelim nerde istersen orada olsun, kurban olayım bari beni sal, ben gideyim bildiğim gibi giyineyim" " Nerden giyineceksin acaba?" sorgulayarak bakıyordu " Ya benim çok iyi bildiğim bir mağaza var oradan giyinirim" 3 saat sonra Mete'nin evi Mete "Abi doğru mu anladım, siz şimdi sırası ile önce kızla kahvaltıya gitmekten ( Cenk'eydi bu ) sonra kızla akşam yemeğine davetten( bu sözü de Volkan'a gözümü dikerek söyledim) şimdi düğüne gitmek için bir damatlık mı bakmaya geldiniz benim gardolaba? Mağaza müdür müyüm lan ben? " Baya ciddi ciddi beni, benim dolabımı el altındaki mağaza gibi kullanıyordu piçler Benim sinirden kızarmış halimle Volkan'ların haline ise Vera kahkahalarla karşılık veriyordu. Artık iyiden iyiye alışmıştı bize! Eskisi gibi değildi ama sanki eskisinden de iyi olacak gibiydi " E yardım etsen ne olur " dediğinde Gökhan da Vera'ya destek çıkıp " Aynen abi yardım et yoksa adam kötü yola düşecek" deyip gülmeye başladı yine " Belanı siktirme bana kapa çeneni yavşak" diye kükrediğünde Cenk'in puskurarak gülmesi ile ne döndüğünü gerçekten merak etmiştim " Noldu lan ? Ne kötü yolu?" " Pavyon gülü yaptı modacı koskoca kurmay binbaşını" demesi ile Volkan sandalyeden kalkıp hızla çitten atlayıp kaçan Cenk'i kovaladı bir müddet " Senin belanı sikeceğim çocuk, o karargaha geleceğim nasılsa senin belanı sikeceğim" Karanlıkta Cenk kaybolurken sırtını bize dönük olmasından istifade eden Gökhan ise hafiften ayaklanmış sessiz sesiz sıvışırken eli ile hareket çekiyordu " Sana şöyle söyleyim, adam giydirdiği pantolon ile Volkan binbaşının şahane poposunu hakkını verdi" demesi ile Volkan bu sefer " Senin de belanı siktim piç " deyip saldırmaya başladı. Neyse ki bacağı tam iyileşmemişti de ağrısı artınca kovalamayı bırakıyordu " Gel hadi gel, çözeceğim ben senin işini, gel sana neler yapmışlar ya" diye elimde olmadan hafif yollu şakaya vurduğumda gözüm kahkahalarla gülen Vera'ma takıldı. " Senin de çenenin yayını..." Vera'yı fark edip sustu. " Senin o iş bendeee!" Bir müddet sonra gala için aldığım takımın Volkan'a çok iyi olacağını fark etmiştim. Bordolu bir takımdı. " Rengimiz de belli olsun" dedim aynada kendine bakan adama " Oldu di mi?" dediğinde arkasına bakıp " Valla diğeri kadar ben buradayım demiyor sanırım" dediğimde " Meteee!" diye böğürmesi ile kapıda karımı gördüm. Önceden ben ne zaman bu camızları dolabımdan kıyafet giydirip insan kılığına soksam gelip aksesuvarlarını tamamlardı. Kol düğmesi, saat, vs... gözüm içeri doğru adımlarını atışından itibaren ondaydı Veram'da. Kol düğmelerinin yanına gitti, bir tane aslan figürlü düğme seçti. Volkan da dikkatle bana bakıp işaret ediyordu Heyecandan mutluluktan ölecektim sanki! tıpkı eski günlerdeki gibi. Ardından bir saat seçti, " Bunlar güzel olur" dediğinde elinden tutup nasıl sarıldıysam şaşırmıştı. " Yanlış bir şey mi yaptım?" Sesi tereddüt doluydu. Hemen fark edip uzaklaştım. Volkan ile göz göze geldik " Sağol güzellik sen olmasan bunlar beni maymun ederdi" dedi tıpkı eski günlerdeki gibi, bana ise sakin olmamı işaret ederek. O kadar özlemişim ki şu anları... değerini daha yeni anlıyorum. İnsanın kardeşi insana nasıl bu kötülüğü yapar. Aylarca karımın yasını tuttum o ise onu alıkoymuş, hafızasını kaybetmesini fırsat bilip kızımı beni onsuz bir hayata mahkum etmişti. Ben karım diye aylarca mezar başında ağlarken o intikamını en acı şekilde benden almıştı. Arkasında her kim varsa er ya da geç öğrenecektim, Barış'ın bu kadar ayrıntılı plan yapması tek başına mümkün değildi ama şuan sadece karımın eve bize alışma çabasını izlemek bile bana yetiyordu. Diğer her şey bekleyebilirdi... Bir gün bizi de tekrar hatırlayacak, inanıyorum buna! Derin bir nefes aldım, belki de güzel günler yakındı! hepimiz için... Doğukan Acar Evde kendi halime takılırken son işimin de baltalanış haberini almıştım. Türkovalar beni bitirmeye adeta ant içmişti! Tüm ortaklarımız tek tek çekiliyordu! Bu kadar güçlü nasıl olabilirler aklım almazken içeriye Rüstem'in girmesi ile sinir kat sayımın katlanacağını daha bana yaklaşırkenki sırafından anlamıştım " Abi sana bir haberim var ama nasıl diyeceğim bilmiyorum " Sinirle kalktım ayağa, şimdi ne yapmıştı acaba, Diyarbakır'a nükleer bomba mı atmıştı Türkovalar. " Söyle , yine güne nasıl bir felaketle uyanacağız?" " Abi yenge evleniyor" dediğinde hızla arkamı döndüm " Ne dedin?" " Evleniyor abi, bu hafta sonu... o binbaşı ile" İşte bu patlayan tüm sevkiyatlardan daha kötü bir haberdi... " Olamaz lan! evlenemez!" Şu ana dek idare etmiştim, öfkemi, kıskançlığımı, onun tenine olan özlemimi ama şimdi başkasının karısı olacak! İşte buna tahammül edemezdim " Onu bana getireceksiniz" dedim yakasına yapışıp " Duydun mu bana getireceksiniz?" " Duyduk abi" deyip yakasını bırakmamla odadan kayboldu. Olmaz, izin veremem!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD