2 Ay Önce Hastane
Buket
Elim kalbimde, nefesimin kesilmesi... Seda' nın bana bakışları, resmi yetkililerin hepsinin etrafında olması...
Volkan bu durumdayken bile benimle olan it dalaşı! Nihayet Ameliyathaneden haber geldi.
Doktorun yüzü o kadar okunamıyordu ki! İyi mi? Bir gülümsese anlayacağım. İnsan hem ölüp hem dirilirmiş
O birkaç dakikalık sessizlikte kaç defa öldüm kaç defa hayata döndüm bilmiyorum.
"Hastanın durumu şuan iyi, bacağını kurtardık. 5 gün yoğun bakımda kalacak. Enfeksiyon riskini ve dolaşımını takip edeceğiz. Ben kötü bir şey olacağını düşünmüyorum... "
Birsürü ameliyat ayrıntısı... Kendimi bir köşeye tutunmuş koridorda öyle yürürken buldum... Bilincim yerine geldiğinde nerede olduğumu bile bilmiyordum.
Öylece yürümüşüm. Başım dönüyordu! Tüm vücudum titriyordu. Yığılıp kalacağım bir anda bir el hissettim.
Birisinin kucağına aldığını fark ettim beni! Kesin Gökhan'dır. Gözümü açabilecek durumda değildim.
Kendime geldiğimde başımda bir hemşire serum takıyordu. Odaya baktım ve sonra pencerenin önünde onu gördüm.
Sırtı baba dönük birisini. Baştan aşağı siyah giyimli biri. Hemşirenin " Hastanız kendine geldi" diyen sesi ile yüzünü döndü.
Kim bu? Tanımıyorum...
" İyi olmanıza sevindim"
Bal rengi gözleri var, kumral bir adam. Yakışıklı, oldukça yakışıklı ama daha önce görmediğime eminim.
" Volkan?"
O an kendimi toplar toplamaz aklıma gelen o olmuştu. Serumu çıkartıp gitmek istedim, koluma uzanan el izin vermedi
" Lütfen sakin olun. biraz daha dinlenin. merak etmeyin hastanız iyi. Yoğun bakıma aldılar "
" Siz nereden biliyorsunuz? Volkan'ı tanıyor musunuz"
Yüzüme bakıyordu. Bir müddet bakışı yüzümde dolandı. İlk etapta merak ile bakarken bakışlarında yoğun bir karanlık fark ettim.
Korkutmuştu bu adam beni.
" Tanıyorum evet, şuan sizi tüm hastane tanıyor. "
Sustum. Dediğinde doğruluk payı vardı. baş dönmem ve ağrım o kadar şiddetliydi ki...
" Dinlenin, size ihtiyacı olanlara sağlıklı lazım olacaksınız"
Neden sesinde bariz bir ima sezdim. bakışları neden bu kadar içimi ürpertiyor bu adamın.
" İzninizle" dedi gelen mesajı kontrol edip
" Ben artık gitmeliyim . Geçmiş olsun tekrar. "
"Teşekkür ederim, ben Buket bu arada" dediğimde dönüp baktı gülümsedi. Çok tuhaf gülümsemesi bile tehditkar
"Ben de Doğukan. "
" Memnun oldum "dediğimde yüzünde tehlikeli bir gülüş oluştu. Artık bu his değildi, görünen bir gerçekti.
Bu adam beni çok rahatsız etti. Görünüşte bana sadece yardım etti ama bir şey var... korkutucu bir şey
" Bu dediğini unutma. Bir gün hatırlatırım"
'Tanıştığımıza memnun oldum.' dememi kast ediyordu. Bu da ne demek şimdi?
Çıkıp gittikten sonra odaya kısa bir sürenin arından Gökhan ile Cenk girdi.
" Ah be güzelim, sen neredesin aklımızı kaçırdık!"
"Seda'nın bakışlarına tahammül edemedim" dediğimde koluma girdi Cenk.
"Gitti merak etme, hadi seni götürelim de uzaktan gör Volkan'ını için rahatlasın"
" Nasıl, nasıl gitti?" Gitmez ki o! Beni huzursuz etmek için yine gitmez!
" Mete kibar bir dille rica etti!" dedi gülüp göz kırparak.
Mete? kibar dille?... rica etti? Neyse ne, görebilecek miyim yani?
"Gerçekten mi ?" gözlerim dolmuştu!
....
Günümüz
Buket
Çok naif bir yüzük, saatlerdir bakıyorum. Sarmaşıktan bir alyans. Kendimi sırt üstü yatakta uyuyan adamın üstüne eğdim.
Bu gün büyük kahvaltı günü! anneannesi de Buğlem'i getirecek akşam. Onunla da konuşacağız.
İçimde tuhaf bir heycan var. Yüzüne baktım uzun uzun, uyuyor. Akşam o kadar yorarsan kendini uyanamazsın tabi ki!
Sırtına doğru bıraktım vücudumu. Üstüne uzandım. Hafif bir kımıldanışın ardından gülmeye başladı
O güldükçe üstüne uzandığım için sallanıyordum. Sırtını öptüm, kürek kemiğini, elim sırtında geziniyordu, başımı yaslamıştım kuluncuna..
Sıcacıktı teni " Bundan sonra burada uyuyacağım " dediğimde uykulu sesle cevap verdi " Altımda olmayı sevdiğini düşünüyordum ama senin niyetin beni altına almakmış"
Defalarca sırtına öpücükler kondurdum. Derin derin aldığı nefesle kabaran vücudu ile inip kalktım üstünde.
"Kahvaltıya gitmemiz gerek" dedim sesim buruk şekilde.
"Saat kaç ?"
"8.30" Tenini öperken ne kadar onu hissetmeye ihtiyacım olduğunu fark etmiştim tekrar
"Daha nerden baksan 1 saat var " dedi kolumdan beni tutup ani bir hareketle dönüp sırtından yatağa düşürdü ve üstüme kapandı.
" Evet ama gitmeliyiz" dedim kekeleyerek. neden bu kadar heyecanlandım.
Eli sütyenime gitti. Sıyırdı askısını, omuz çukuruma dudaklarını bastırdı, çukurun hemen üstündeki köprücük kemiğini ısırdı.
"Bir kere daha! " Teklif değildi istiyordu.
Üstümde her hali ile hazırdı... İstediğinin farkındaydım.
" Geç kalırız" sesim titremeye başlamıştı. Nefes nefeseydim. Neden her defasında bu kadar nefessiz kalıyorduk ki! Elleri sütyenimin kobcasına gitti. Açtı
" Beklesinler götler" deyip iç çamaşırımı yataktan aşağı fırlattı.
Gözleri gözlerimdeydi. Dudaklarıma bakıyordu. Dişlerinin arasına aldı alt dudağımı , çekmeye başladı
"Her yerini istiyorum " dedi dişlerinin arasından çıkan arzu dolu sesi ile. Dudağımı bıraktığında umarım izi kalmaz diye korkmaya başlamıştım
Parmağını aralanmış ağzıma getirdi. Önce dudağımda gezdirip sonra ağzıma sokmaya başladı
Başını boynuma gömdü, dudakları kulağımda nefesi çarparak konuşurken tüm vücudum tepki veriyor, irkiliyor, kasılıyordum
" Biraz daha alış, biraz daha alış sana yapmak istediklerimi hayal bile edemezsin. Öyle sahip olacağım ki sana, her santimin benim olacak. "
Ağzımı dolduran parmağı ile konuşamıyorum sadece kulağıma değen sıcak nefesi ile irkilirken kasıklarımda sancı hissetmeye başlamıştım.
Yoksunluk gibi.. kadınlığımdaki karıncalanma da ne şimdi?
Ona ait olmak istiyordum, onu hissetmek. Bakışlarını bana döndürdü , bir müddet yüzüme baktı, gülümsüyordu.. Elini çıkartmadı ağzımdan
Alnımı öpüp " Em" dedi
Parmağını emmemi istiyordu, hafif elini çekti " Em güzelim " yaptım. Ben onun parmağını emerken gözlerini kapatıp alnını alnıma dayamış arzu dolu nefes alış verişi yüzüme çarpıyordu...
"Çok yakında o güzel ağzına başka şeyler de vereceğim emmen için "
Ne? Ne gibi? yoksa???
Yapabilir miyim?
Elini hissettim bacak aramda... altımdaki çamaşırımı sıyırıyordu ve bunu hiç de nazik olmayan bir şekilde yapıyordu
"Devam et " dedi tahrik olmuş sesi ile "Böyle devam et "
Gözlerim kapandı, ben onun ağzımdaki parmaklarını emerken o içime dolmaya başlamıştı
" Ahhhh" inleyerek karşılık verdim
Boğuk bir ses çıktı eli ile doldurduğu ağzımdan
Kulağıma geldi tekrar, bastırdı dudaklarını. i
İçimde yol almaya devam ederken
" Gırtlağına kadar sokmak istiyorum, hazır olduğunda her şekilde sana sahip olmak istiyorum" tam olarak girdiğinde tüm vücudum kasılmıştı
Tüm inelmelerim, sesim boğuk boğuk çıkıyordu
Gözümden zevkten, hazdan yaş gelmeye başlamıştı
Diğer eli kalçamdan göğsüme çıkmıştı. Hem vücudumu okşuyor hem de göğsümde son buluyordu sert dokunuşları
Bir süre sonra göğsümde dişlerini hissettim. Diğer eli ise kalçamdan sımsıkı kavramış hızla içime girip çıkarken beni kendine çekiyordu...
O kadar acıyordu ki dişlerinin arasında göğüs ucum!
Acı dolu sesim yine boğuk boğuk çıkıyordu
Dudaklarını hissettim , ardından sızlayan göğüs ucumda, bir soğukluk. Ağzının içinde öyle iştahla emiyordu ki... kalçama adeta gömdüğü parmakları canımı okuyordu
Bu adam asla sakin bir s*x yaşatmıyor, yatakta canımı okuyordu her defasında.
Altında kasılmaya , inlemeye başlamıştım... Yalvarıyordum yavaşlaması için ama sözcükler de inlemelerim kadar boğuk ve anlaşılmazdı
"Bırakmamı mı istiyorsun, yavaşlamamı?" dediğinde defalarca salladım başımı evet anlamında. Alnını alnıma bastırdı
"Olmaz, o zaman istediğim gibi boşalmazsın Altımda bilincini kaybetmezsin. Altımda kendinden geçişini izlemek istiyorum"
Sexten çok daha fazlasıydı bu yaptığı Arzu dolu çaresiz kıvranmam hoşuna gidiyordu. Direndim ona... içimdeki sert ardı arkası kesilmeyen darbelerine ama o kadar iriydi ki
Bedeni tüm bedenimi kaplıyordu. Altında nerede ise görünmezdim. Bana baktı, kendimi kaybedişimi izliyordu
"Yatağı sırılsıklam etmeden bırakmam seni"
O ne demek? bilmiyorum ki ne demek o?
Ne demekse birazdan öğrenecektim, çünkü daha önce hiç yaşamadığım bir orgazm yaşadım...
Tüm vücudum elektrik akımına kapılmış gibi altında titreyerek, şiddetle defalarca atılarak ıslandım...
Her kasılmamada rahminin ağzının, içinin kalp gibi atması ile o da kendinden geçmiş, o da benimle aynı anlarda doyuma ulaşmıştı.
Benim vücudumun zevk dolu atılmaları devam ederken o nefes nefese üstüme yığıldı
" Siktir! Bu çok güzeldi, amına koyim çok güzeldi! " defalarca öptü başımı... hala kendini içimde sağarak küçük hareketlerle boşalmaya devam ediyordu
İçimde atan erkekliğini hissediyordum.
" Bu çok güzeldi bebeğim" deyip ağzımdan elini çıkartıp dilini aralanmış ağzıma soktu. Dudaklarımı öyle şiddetli somurdu, ısırdı ki!
Kesin şişecekler ! herkes anlayacak! ama onu durduramıyordum! Durmasını da istemiyordum!
Başını gerdanıma gömmüş uyuyordu. Elleri belime sımsıkı sarılmış. Altımızdaki çarşaf, yatak ıslanmıştı. Ne demek istediğini anlamıştım. Yatağın pedini, çarşafını atmıştı öylece uzanıyorduk
Önceden onun yanında çıplak uyurken utanırdım ama şimdi, teninin daha fazlası tenime temas etsin diye yanıp tutuşuyordum.
Ellerim saçlarının arasında gezerken saate kaydı bir an gözlerim
" Volkan kalk, saat 9.30 olmuş"
Hormurdanarak karşılık verdi.
" Hadi lütfen aşkım"
Ne dedim ben ? Aşkım mı dedim?
Başını gerdanımdan kaldırıp uyku dolu gözlerini defalarca kırpıp açtı ve gözünün biri hafif açık diğeri kapalı, kaşı kalkmış vaziyette sordu " Ne dedin sen?"
" Ne dedimse dedim. Hadi kalk" deyip üstümden kaldırmaya çalışırken bir anda kollarının arasında buldum bedenimi. Üstüme kapanmıştı
" Tekrar et!"
" Neyi?"
Etmeyeceğim işte sus be adam! Zaten utandım,pişman oldum
" Ya tekrar edersin ya da tekrar az önceki tarifeyi uygularım herkese rezil olursun, anlarlar neden kahvaltıya gidemediğini"
Ağzım açık kalmıştı tehditi karşısında
" Ciddi olamazsın!"
Ciddiydi! onayladı da kendi cümleleri ile " O kadar ciddiyim ki! Hadi tekrar et ya da altımda inleyerek tekrar edene dek beceririm seni"
Gözlerim gözlerindeydi. ciddiydi, gözümü kapattım " Aşkım" dedim sesim kuyudan çıkar gibi çıkarak.
"Aç gözlerini, gözlerime bakarak söyle! Karanlığa değil. Bana aşıksın, bana bakarak söyle! Boşluğa değil"
Gözlerimi açtım, yüzünde hem çok ciddi hemde çok mutlu bir ifade vardı.
Öyle bir bakıyordu ki bana! Şu dünyadaki en kıymetli varlığa bakar gibi... Alnını dayadı tekrar alnıma. Dudaklarını hissettim dudaklarımda " Aşık mısın bana?"
Uzaklaşıp bekledi cevabını
Aptal mı bu adam gerçekten soruyor mu bunu? Onun için her şeyi yaptım! Son yaptığım şeyden sonra günlerce kendime gelemedim ama onun için yaptım ! Pişman değilim... acı çekiyorum! kendimden iğreniyorum ama o iyi!
Hâlâ bana bunu nasıl sorabilir? " Sana öyle çok aşığım ki kendimi tüketiyorum" dedim dudağına kapanarak..
"Ne demek bu ?" dedi kendini çekip bana dikkatle bakıyordu,sanki beni görüyordu!
Elleri yüzümdeydi, başımı ellerinin arasına aldı. Bakışlarımı kaçıramıyırdum
" Ne demek kendimi tüketiyorum? Benden ne gizliyorsun Buket, hala söylemedin neredeydin 60 gün, ne yaptın?"
Hatırlatma işte yapma, yapma bana bunu!
" Kahvaltıya gidelim" deyip kalkmaya çalıştım , gözümden ard arda süzülen yaşlarla
" Buket ne oluyor?"
" Yeter artık sus, sus artık! " ağlamaya başlamıştım engel olamadığım bir şekilde titreyerek ağlıyordum
" Sus o günleri hatırlatma bana sus! hazır değilim sus ! artık sus , sorma, sus!"
Şaşırmıştı, çaresizce bana bakıyırdu.
" Tamam, tamam yavrum tamam! Sakinleş. İyiyim ben ,merak etme iyiyim. Geçti"
Hastane süreci yüzünden sinir krizi geçirdiğimi düşünüyordu...
" Affet beni, söz veriyorum bir daha böyle bir şey yaşamayacaksın, hastane koridorunda bekletmeyeceğim seni"
Bense koca bir vicdan azabı, pişmanlık ve utanç içinde kendimi kaybediyordum!
" Hatırlatmaaaa!" kendimi kaybetmiştim.
" Tamam, tamam güzelim?" sarıldı.
Tüm o sahneler, o... herşey... o yaşadığım 2 gün! çaresizlik, acım... korkum!
Volkan'ın kollarında tekrar silinmeye başladı hafızamdan. Sanki kötü bir kabus görmüşüm gibi silikleşti.
Sakinleştiğimi fark ettiğinde.
" Hadi bir duş alıp gidelim, yoksa bize yiyecek bir şey kalmayacak, reçellerimi de yer o piç Cenk!" diyerek beni güldürmeye çalıştı
"Malum sabah sabah şeker kalmadı vücutta" deyip kendisi ile beni de kaldırıp banyoya sürükledi.
Eline kese almış vücudumu keselerken bir an durduğunu fark ettim, arkamı döndüğümde kaşlarını çatmış sırtıma bakıyordu
" Nasıl oldu bu?" diye sordu bakışları tek noktaya odaklanmış
" Ne?" dedim sırtımdaki delici bakışları yüzüme döndü
" Bu! " deyip beni kolumdan çekerek aynanın karşısına geçirdi sırtım aynaya dönüktü. Eli ile işaret ettiği yere bakıyordum sırtımdaki
" Ne var ki göremiyorum?"
" Ne mi var?" deyip kolunu gösterdi bana..
Kolunda bir iz vardı??
" Ne izi bu biliyor musun ?" dedi dişlerinin gıcırdatarak
" Hayır"
" Sigara izmariti izi" eli sırtıma gitti " Kim yaptı bunu? Önceden yoktu bu ? "
Gözüm aynadaki gösterdiği yere takıldı
" Kim yaptı Buket? Nasıl oldu bu?"