Acı hissi henüz daha çok tazeydi ama karşı konulmaz bir tutkusu vardı. Beni bu kadar istediğini bilmiyordum. Dahası kafamda onun bana saplanmış olduğunu düşünüyordum. Bana yalan söylemek yerine hiç bir şey söylememiş olması onu kolayca affetmeme sebep olmuştu. Kim bu kadar yoğun duygulara karşı kayıtsız kalabilirdi ki. Yine de çok karıştım. Eray beni görmek isteyince onu engellemesi, sırf bencilim diyerek bunu yoksaymamı beklemesi acayipti. Eray artık başkasının kocası, hayallerimden bile öyle bir gitti ki ben sudan çıkmış balık gibi Alp beyin ellerinde kalakaldım. Alp beyin, hâlâ bey diyorum, bu kadar sabırlı olması da düşündürücüydü. Bana açılmak için neden Eray'ı görmem gerekti. Ona kalsa hâlâ göremezdim ama bu kadar yıl neden bekledi? Çok fazla şansı vardı, çok fazla vakit geçirdik.

