Memurun odasına gittiğimde hemen içeriye girdim, mesai saatinin bitmesine daha vardı ama benim kaybedecek tek bir saniyem bile yoktu. Artık Begüm’ün suratını bir kez bile görmeye tahammül edemeyeceğimin farkındaydım.
“Kolay gelsin, ben odamı değiştirmek istiyorum da yardımcı olabilir misiniz?”
“Tabii ki canım ama bir problem mi var? Neden odanı değiştirmek istiyorsun?”
Ne söylemem gerektiğinden tam emin değildim, ihanete uğramış gibi hissediyordum kendimi, onlar tarafında oynanan bir oyunun içerisinde olduğumu düşünüyordum ama bunu bu şekilde söyleyemezdim bu yüzden en genel olan sebeplerden birini öne sürdüm.
“Artık oda arkadaşlarım ile anlaşamıyoruz bu yüzden bugün odamı değiştirmek istiyorum. Boş bir oda var mı acaba?”
“Tamam bir bakayım.”
Memur, bilgisayarda birkaç tuşa basmaya başladığında bu konunun hemen halledilmesini istiyordum bu yüzden olduğum yerde sabırsızlıkla beklemeye başladım.
“Üçüncü kat 318 numaralı odada iki kişilik boş yatak var oraya geçiş yapabilirsin canım.”
“Hemen bugün geçebilirim değil mi?”
“Evet, şu dosyandaki oda numarasını düzelteyim bugün geçebilirsin.”
Memur, arkasındaki küçük zarf şeklindeki dosyalardan benim dosyamı bularak üzerinde yazan oda numaramın üzerine bir çizgi çekti ve oraya 318 yazdı.
“Teşekkür ederim.”
Memurun odasından çıktığımda odamı bugün değiştirebildiğim için çok mutluydum ama Elif ile olamayacağım için üzülüyordum, onu gerçekten sessiz sakin olmasına rağmen seviyordum ama Begüm ile artık aynı odada olmamız imkansızdı. Yan binadaki odama gitmek için her saniye daha da hızlanıyordum hemen eşyalarımı toplayarak yeni odama taşınacaktım, Elif’e bu durumu akşam yurda geldiğinde yurdun kantinine çağırırdım ve orada anlatırdım olanları.
Odaya geldiğimde hala kimsenin olmamasına çok sevinmiştim. Direk yattığım bazanın altına yerleştirdiğim bavulumu çıkararak dolabımın önüne sürükledim. İçine dolabımdaki tüm eşyaları hızlıca yerleştirmeye başladım. Her an Begüm’ün tekrar odaya gelmesinden endişeleniyordum. İçimde onunla artık karşı karşıya gelme korkusu oluşmuştu. Onun gözlerine baktığımda eski tanıdığım arkadaşımın artık orada olmadığını görmüştüm, bakışları beni rahatsız eden bir yabancıya dönüşmüştü, eşyalarımı toplarken bir bir akan yaşlarım kıyafetlerimin üzerine düşüyorlardı. Her saniye kızgınlığım yaşadığım şoku üzerimden atarak kırgınlığa dönüşüyordu, her anımda, her duygumda yanımda olan arkadaşım dediğim insana Ömer’i bir yıl boyunca benden gizli bir şekilde sevmesini yakıştıramıyordum.
Onu sevdiğimi bilmesine rağmen içindeki sevgiyi küçültüp yok etmek yerine fırsat beklermiş gibi aynı yerde tutmasını ona yakıştıramıyordum, her yanım farklı duygulara ev sahipliği yapıyordu. İçimde kırgınlığım öfkeme karışmak istiyordu. Bağırmak istiyordum, içimdeki tüm öfkeyi dışarıya atabileceğim bir yer arıyordum ama yoktu. Göğsüme oturan bir his nefes alışımı engelliyordu, intikam almak istiyordum. Onların da benim şu an hissettiğim gibi hissetmelerini istiyordum. Kırgınlığım ne kadar olursa olsun Begüm’ün ben bu kadar parçalanmış bir halde iken direk Ömer’in yanına gitmesini hatırladıkça onlara karşı olan intikam duygumda artıyordu. Nefret ettiğimi hissediyordum, onların bir araya gelerek benimle sanki dalga geçer gibi bir oyunun sonuna gelerek mutlu bir şekilde hayatlarına devam etmelerini istemiyordum ama ne yapabilirdim ki?
Eşyalarımı yerleştirdikten sonra bavulumun fermuarını çektim, ayağa kalkarak odadan çıktım ve yeni odama gitmek için asansöre ilerledim. Yürürken bir yandan da düşünüyordum, onlardan intikam alınca elime ne geçecekti ki? Onların benim için hissettirdiği kötülüğü kötülük ile karşılamak bana fayda sağlayamazdı, bindiğim asansörde yukarı kata çıkarken binerken ki düşüncelerim netleşmişti. Onların sözde ahlaklı ve erdemli düşünce ve tavırlarına inmeyecek ve kendi kalitemden ödün vermeyecektim. Ben ailemden bu şekilde terbiye almamıştım. Ben arkadaşım dediğim insanın sevdiği adamı severek onu kırdığı gün ona koşacak bir karakterde değildim bu yüzden artık dostum dediğim insanları iyi seçecektim, aşk ise artık kalbimin bu şekilde kırılmasını istemiyorum bu yüzden kalbimi aşk veya sevgi gibi duyguları bir sandığa koyarak kilitlemeye karar verdim.
318 numaralı odanın kapısına geldiğimde artık yepyeni bir ben olarak duruyordum o kapının önünde. Hafifçe kapı kolunu aşağıya doğru çekerek odaya girdim. Kimse yoktu sadece tam karşıdaki çalışma masasının üzerinde notlar olarak tahmin ettiğim ve her yere saçılmış kağıt demetleri vardı. Biraz ilerleyerek dolabın önünde bavulumu sabitledim ve eski odamda kalan eşyalarımı getirmek için geri odadan çıktım. Asansörü kullanmadan direk merdivenlerden aşağıya indim. Eski odamın kapısını araladığımda kapının arkasındaki Begüm’ü görmem ile duraksadım. Az önce çıkarken giydiği botlarını çıkarıyordu, kendisine çarpan kapı ile hafifçe dengesini kaybederek bana döndü, artık boş olan dolabıma baktı ve sessiz bir şekilde bana döndü ama ona verebilecek bir cevabım yoktu artık.
Yanından sessiz bir şekilde geçerek askıdaki montumu ve yatağımın başında duran komidinin içerisinde kalan kupa ve diğer son eşyalarımı ellerimin arasına sığdırmaya çalıştım. Onunla karşılaşmak istemiyordum ama yine istemediğim şeyler beni bulmaya devam etmişti. Az önce hazırlanıp çıktığında uzun süre gelmeyeceğini düşünmüştüm ama beni yanıltarak hızlı bir şekilde dönmüştü, derin bir nefes alarak az önce kendime verdiğim sözü hatırladım. Onlar bana yaşattıkları his için özür bile dilememişlerdi ve hiç utanmadan karşımda sevdiğim çocuğu sevdiğini söyleyebilmişti. Begüm’ün şu an benim ile aynı odada varlığının olmasını bilmem üzerine bu yaşadıklarım birleşince midem bulanmıştı, bunları kaldıramamıştım. Onun varlığı artık midemi bulandırıyordu, ellerimdeki eşyalarımı düşürmemeye dikkat ederek arkamı döndüm. Üzerindeki eşyaları ve botlarını çıkarmadan sessiz ve dikkatli bir şekilde bana bakıyordu. Şu an içimdeki öfke ile onun saçlarından tutarak duvarlarda sürüme isteğimi bastırdım ve bakışlarımı az önceki gibi güçsüz göstermemek için dik tutmaya çalışarak yanından geçtim. Tam kapıdan çıkmak üzereydim ki artık duyduğumda içimde neşe oluşturmak yerine nefrete dönüştürdüğü sesini duydum.
“Başka odaya mı taşınıyorsun?”
Ona cevap bile vermek istemiyordum ama içimde kalanları bu odadan son kez çıktığım için onunla bu son karşılaşmamız olacaktı. İçimde Begüm’e karşı söylemek isteyip de söyleyemediğim tek bir kelime bile kalsın istemiyordum bu yüzden bedenimi döndürmede sadece bakışlarımı ona doğru çevirdim. İleri de “Keşke o zaman şöyle deseydim” Gibi cümleler kalmasın istiyordum, onun arkadaşlığını hatırlamakta istemiyordum onun bende bırakacağı tek bir ağırlık bile kalsın istemiyordum bu yüzden bakışlarımı ona döndürmüştüm. Begüm tam şu saniyede ona söyleyeceğim son cümleler ile bitecekti benim için. Üç yılı birkaç saniyede silebilecek son cümlelerimi söylemek için araladım dudaklarımı.
“Evet taşınıyorum, biliyor musun iyi ki bugün böyle bir olay yaşanarak gerçekler ortaya çıktı. Tanıdığımı sandığım kişilerin içlerinde aslında tanımadığım kişilikleri olduğunu görebildim. Boşa bana senin için bekledim, arkadaşlığımız daha önemli idi gibi düşünceler ile kendini kandırmaya devam etme, başından beri benim Ömer’i sevdiğimi biliyordun eğer gerçek bir dost olsaydın bana onu sevdiğini en başında söylerdin, susarak benim ona olan sevgimin boş yere büyümesine seyirci kalmazdın. Eğer gerçekten bana en başında ona karşı hislerin olduğunu söyleseydin ben gerçekten dürüstlüğünüzü takdir eder ve kenara çekilirdim ama bunu yapmak yerine sözde arkadaşlığımızı düşünerek aslında bugünün geleceğini bildiğin için sadece fırsatını bekledin. Ben senin yerinde olsaydım çok değer verdiğim ve Ömer den yüksek tuttuğum o arkadaşlık sevgisi için “Sevmiyorum” Der ve içimdeki duyguları yok etmeye çalışırdım. Sen ise sanki bu anı bekler gibi ben kalbim kırık bir şekilde orada yatarken bana destek olmak yerine Ömer’e koştun. İkinizden de nefret ediyorum, bir daha sakın karşıma çıkmayın. Doya doya aşkınızı yaşayın ama ben sizin gibi midesi geniş biri değilim. Tüm bunlar yaşandıktan sonra seninle aynı odada kalamam.”
Cevap vermesine fırsat vermedim ve direk odadan çıkarak kapıyı arkamdan kapattım. Hızlı bir şekilde merdivenlere yöneldiğimde açılan kapının sesini duysam da Begüm’ün sesini duymuyordum, zaten bana cevap vermeye bir yüzünün olduğunu da düşünmüyorum bu yüzden konuşarak daha da batacağına en azından edebiyle susmayı tercih etmeliydi. Yeni odama geldiğimde içeride hala kimse yoktu. Odanın içerisindeki ortadaki boş yatağa eski odamdan getirdiğim ve daha dün değiştirdiğim çarşaflarımı sermeye başladım, aradan geçen beş dakikanın ardından yatağım hazırdı, eşyalarımı yerleştirmem gerektiği için bavuluma doğru ilerlerken masanın üzerine bıraktığım telefona baktım. Saat akşamın beş buçuğu olmuştu, kış vaktinde olduğumuz için pencereden dışarıya baktığımda havanın kararmaya başladığını gördüm. Etrafıma baktığımda odadaki aydınlık kaybolmuştu, odanın lambalarını açtığımda çok aydınlık olmuştu, o kadar öfkeli, kırgın ve iğrenç hissediyordum ki odanın içerisinde karanlıkta iş yapmama rağmen farkında bile olmamıştım.
Bir yandan dolabıma eşyalarımı yerleştirirken Begüm’e karşı içimdeki her şeyi söylediğim için ve kendimi güçlü bir şekilde tuttuğum için tebrik ediyordum, onlara beni kötü hissettirecek bir fırsat daha vermeyecektim, aslında artık kimsenin beni yıkmasına izin vermeyecektim bu özelliğimin kilidi yeni açılmış gibiydi, gerçekte bu kadar güçlü durabileceğimi bilmiyordum. Böyle bir durum daha önce yaşamadığım için gerçekten nasıl bir tepki vereceğimi bilemez bir şekilde karşılamıştım ilk ama daha sonra ağlayarak üzerimden attığım şok ile içimdeki o güçlü yanı uyandırabilmiştim. Bu özelliğimin ortaya çıkması benden birkaç özelliğimin de kopup gitmesine sebep olmuştu. Artık insanlara güveneceğim hissi yerini her insana güvenmemem gerektiğine, her yüzüme gülenin arkamdan vurabileceğine, inancın kıymetsiz ellerde değersizleşebileceğine, bakışların ise yalanlar, sahte vaatler ve en önemlisi ihanet dolu olduğu halde bu özelliklerini maskeleyerek karşındakine kendini iyi gösterebileceğine dikkat etmem gerektiğine dönüşmüştü.
Ben eşyalarımı yerleştirmeye devam ederken birden arkamdaki kapının açılması ile birden yerimden sıçramıştım, arkama döndüğümde odaya giren kızında benim gibi şaşırdığını fark ettim.