
SERİNİN İLK KİTABI: Mavi ve Yeşil:Esaret +18
“Yardım edin!”
Başımı sesin yönüne çevirdiğimde hayatım boyunca gördüğüm en tehlikeli adamın tam karşısındaydım. Azat Kozanoğlu. Mafya dünyasında efsane olduğunu duymuştum ama hiç kimse onunla yüz yüze gelmezdi. Şimdi, işte burada, tam önümde, kanlar içinde yatıyordu. Düşmanlarının onu hedef aldığını anlamam uzun sürmedi. Arabalar, çığlıklar, silah sesleri... İçimden geldiği gibi, refleks olarak onu kurtarmak için harekete geçtim.
“Beni bırak!” diye bağırdı, ama ben onu o halde bırkıp gidemezdim.
“Sana yardım edeceğim. Bir şey olmayacak tamam mı? Çıkaracağım seni buradan.” Sesimde hem korku hem de kararlılık vardı.
O an açık tuttuğu gözlerini gözlerime dikti. Öfke ve küçümseme doluydu. Hayatta kalmamızın tek yolu birlikte hareket etmekti. O gün, Azat Kozanoğlu’nun karanlık dünyasına adım attım. Sadece hayatta kalması için uzattığım yardım elinin bir gün zincirle tutsak edileceğini bilmeden.
Karanlık bir dünyada, acımasız bir adam ve sıradan bir genç kadının arasında filizlenen aşk… Peki, nefretin gölgesinde gerçekten aşk mümkün mü?
SERİNİN İKİNCİ KİTABI: İtaat Fermanı +18
Azat’ın kardeşi Bade’nin hikayesi… (Aybars Kozanoğlu’da işlenecek.)
Las Vegas…
Işıklarıyla günahı parlatan bir cehennem.
Ve o cehennemin efendisi: Tugay Korfalı.
Kumarhanelerin kralı.
Vicdanını yıllar önce masada bırakmış, insanları fiş gibi harcayan bir adam.
Onun dünyasında kayıp affedilmezdi.
Azat Kozanoğlu yüzünden kaybettiklerinin bedelini, en kıymetli varlığını alarak ödemeye ant içti.
Bade Kozanoğlu…
Türkiye’nin en güçlü mafya liderinin kardeşi.
Karanlıkla büyümüş, korkuya diz çökmeyen, bakışlarıyla bile meydan okuyan bir kadın.
Plan basitti:
Ele geçir. Yok et.
Ama ilk karşılaşma her şeyi değiştirdi.
Bade’nin tehlikeyle iç içe geçmiş masumiyeti, Tugay’ın intikamını kontrol edilemeyen bir saplantıya dönüştürdü.
Las Vegas’a kaçırılan Bade, altın kaplı bir kafeste, Tugay’ın mutlak hâkimiyetinin ortasında kaldı.
Ailesi onun kendi isteğiyle gittiğini sanırken, gerçekte bir itaat fermanı çoktan yazılmıştı.
Bu fermanı kim yönetecek?
Acımasız bir intikam mı…
Yoksa karanlıktan doğan, yakıcı ve yasak bir tutku mu?

