Koray Şafak söküyordu. Güneşin solgun ışıkları perdelerin aralığından sızarak odayı gri bir sabaha hazırlıyordu; ancak benim içimdeki zifiri karanlık bir türlü dağılmıyordu. Cengiz’in bütün gece bir zehir gibi akıttığı sözler kulaklarımda yankılanıp duruyordu. Hısım... Damadın babası... Ortak torunlar... Bir saniye bile gözüme uyku girmemişti. Daha fazla dayanacak gücüm kalmayınca, Cengiz’in horultularını fırsat bilip yatağımdan sessizce doğruldum. Bu saçmalığa artık bir "dur" demenin vakti gelmiş, geçiyordu bile. Kimsenin kızlarımın hayatını, benim rızam olmadan bir kurgu gibi kurmasına izin veremezdim. Hızla hazırlandım. Evdeki o ağır uykuyu bozmadan, parmak uçlarımda yürüyerek dışarı çıktım. Direksiyona geçtiğimde öfkeden ellerim titriyordu ama kararım demirden bir zırh kada

