Gözlerimi alan ışık gibiydi zaman. Gelip geçici. Ne dursun istiyordun. Ne de geçsin. Nasıl bir ikilemdi peki bu. Zaman duru mu hiç... Durur da inşalara iyilik yapar mı? İnsanlara neden iyilik yapsın peki. Kötüler ölmüyor mu geçen zamanla birlikte. Ama iyilerde ölüyor… Kafam çok karışıktı. Ya da ölmek üzere olduğum için midir nedir. İki güçlü kol beni çekti. Araba korna çalarak yanımdan geçti. Bu Veliaht gibi kokmuyordu. Başımı kaldırdım. 40 ‘lı yaşlarında bir adamdı beni çeken. “HAYAT” diye bağırdı okulun girişinde Veliaht. Başımı ona çevirdim. Beni çekti o adamın kollarından bir sarıldı. “Geri zekalı mısın sen” diyerek sarılıyordu bana. “Dikkat et kızım” dedi o adam. Çok garip oldum. “Seymen” “Sağol Özgür amca” dedi Veliaht. Benden ayrıldı. “Kim bu kız” dedi o adam. Bana baktı. Don

