bc

Yaman Sevda |+21|

book_age18+
421
FOLLOW
3.1K
READ
revenge
dark
love-triangle
contract marriage
BE
family
HE
love after marriage
age gap
fated
forced
opposites attract
second chance
friends to lovers
arranged marriage
stepfather
mafia
gangster
heir/heiress
blue collar
drama
tragedy
sweet
bxg
lighthearted
serious
kicking
bold
city
mythology
office/work place
small town
cheating
childhood crush
disappearance
enimies to lovers
secrets
musclebear
love at the first sight
affair
friends with benefits
surrender
addiction
substitute
like
intro-logo
Blurb

“Enişten sayılırım ben senin," dedi Yaman. Sesi bağırmaktan uzak, ürkütücü derecede sakindi. "Nalan’ın kocası olacaktım. Şimdi karşıma geçmiş, karım olduğunu söylüyorsun.

Bu odaya gelip yatağıma girmek için can atıyorsun."Yaman bir adım daha attı. Aralarındaki mesafe kapandıkça, üzerine sinen yabancı ve soğuk koku Nare’nin ciğerlerine doldu.

"Bu kadar mı gurursuzsun sen?"

Nare’nin göğsü hızla indi kalktı. Boğazına batan keskin sızıyı yutkunarak geçirmeye çalıştı ama nefesi yetmedi. Parmak uçları buz kesmişti; hissetmemek için ellerini önünde birleştirip tırnaklarını avucuna bastırdı.

İçindeki ses çığlık çığlığaydı: Gurursuz mu? Benim buraya gelene kadar ne yaşadığımı, ablamın arkasında bıraktığı enkazı temizlemek için kendimi nasıl kurban ettiğimi bilmeden beni suçluyordu.

Ama sustu. Kendini temize çıkarmak için Yaman'ın karşısında yalvaracak, durumunu acındıracak değildi. Gözleri doldu ama yaşların yanaklarından süzülmesine izin vermedi. Gözlerini kırpıştırıp ıslaklığı geri gönderdi.

"Ablanın yerine geçmek kolay oldu mu?" diye sordu Yaman, gözlerini bir an bile çekmeden.Nare çenesini kaldırdı. "Hiçbir şey kolay olmadı."

"Benim hayatımı çaldın."

"Hayatını çalan kişi ben değildim."Yaman’ın dudaklarının kenarı çok hafifçe kıvrıldı ama bu bir gülüş değildi. Gözleri, Nare’nin hemen arkasında duran kırmızı saten örtülü geniş yatağa kaydı, sonra tekrar Nare’nin ela gözlerine döndü.

"Nalan’ın geride bıraktığı ne varsa sahiplenmeye dünden meraklıymışsın gibi duruyor buradan bakınca. Şimdi bu odadasın. Benimlesin."

"Annem, teyzemin yerini aldı. Ben de ablamın yerini aldım," dedi Nare, kelimelerin üzerine basa basa."Bu ailede kadınlar hep başkalarının kaderini yaşıyor."

Yaman’ın gözlerinde anlık bir şüphe, çok hafif bir dalgalanma belirdi. Nare, aralarındaki mesafeyi hiçe sayarak Yaman’a doğru yarım adım attı. Şimdi gözlerinin içindeki saf, kırılmaz öfke tamamen gözler önündeydi.

"Beni buraya ablamın günahlarını ödeyeyim diye babam getirdi, senin ailen de kapıyı açıp içeri aldı. Kendi rızamla gelmediğim, adını bile anmak istemediğim bu odaya mahkum olmak benim cezam zaten. Ama bana sakın... sakın bir daha gurursuz deme."

chap-preview
Free preview
Tanıtım
Nevşehir’in ayazı, insanın ciğerine işleyen rüzgarıyla boş otogarın peronlarında uğulduyordu. Tozlu zeminde sürüklenen kuru yapraklar, Nare’nin ayak ucuna çarpıp yönünü değiştirdi. Nare, elindeki eski, sapı hafifçe aşınmış bavulu daha sıkı kavradı. Parmak uçları soğuktan sızım sızım sızlıyordu. Burnunun ucu ve yanakları rüzgardan kızarmıştı ama yüzünde acı çektiğini gösteren hiçbir ifade yoktu. Sadece derin, her şeyden elini eteğini çekmiş bir yorgunluk vardı. Uzakta, peronun girişinde araba kapısının sertçe kapanma sesi yankılandı. Arkasından gelen aceleci, hızlı ayak sesleri... Yaman asla koşmazdı. Konakta, sokakta, her yerde adımlarını düzenli, kendine has ağır sakinliğiyle atardı. Ama şimdi gelen ayak sesleri düzensizdi, telaşlıydı. Yaman, nefes nefese peronun karanlığından sıyrılıp Nare'nin tam karşısında durduğunda, açıkta kalan göğsü hızla inip kalkıyordu. Siyah paltosunun yakasını bile düzeltmemişti. Saçları rüzgardan dağılmıştı. Gözlerindeki sarsılmaz, insanı susturan sertlikten eser kalmamıştı. İlk defa ne yapacağını bilemeyen, köşeye sıkışmış bir adam gibi bakıyordu. Ne yapacağım şimdi? diye düşündü Yaman içinden. Göğsü daralıyor, aldığı nefes boğazına batıyordu. Nasıl gidebilir? Gidiyor işte. Her şeyi mahvettim. Benim yüzünden gidiyor. Adım atmak istedi ama ayakları beton zemine çivilenmiş gibiydi. Nare yavaşça başını kaldırdı. Gözlerinde ne bir öfke kıvılcımı vardı ne de hesap sorma isteği. Bomboş bakıyordu. Yaman’ın bu perişan halini görmek canını acıtmıyordu artık; içindeki duygular çoktan uyuşmuştu. "İstediğin oldu," dedi Nare. Gözlerini bir an bile kırpmadan, rüzgarın uğultusuna inat tane tane konuştu. "Ablama kavuşabilirsin. Ben artık gidiyorum." Yaman yutkunmaya çalıştı ama boğazı kurumuştu. Beş yıl hapiste kalmıştı, bir gün bile böyle bir çaresizlik hissetmemişti. Karşısında duran kadının hayatından tamamen çıkıp gideceğini bilmek, ruhunu yavaş yavaş teslim etmek gibiydi. "İstediğim hiçbir zaman bu olmadı," diyebildi Yaman. Yıllarca her duruma hükmeden sarsılmaz adam, şimdi tek bir cümleyi kurarken bile zorlanıyordu. Nare’nin dudaklarının kenarında acı bir tebessüm belirdi. Bu gülüş, Yaman’ın göğsünün tam ortasında bir darbe gibi indi. "Hayır," dedi Nare, başını hafifçe iki yana sallayarak. "İstediğin ilk günden beri buydu. Bak işte ablam geldi. Senin gelinin geldi. Bana gerek yok artık, Yaman abi." "Yaman abi" kelimesi Yaman’ın kulaklarında uğulduyordu. Bu hitap, aralarına çekilen en kalın, en aşılmaz duvardı artık. Yaman öfkeyle değil, kaybetmenin getirdiği büyük korkuyla öne doğru yarım adım attı. Elleri Nare’nin rüzgardan üşümüş ellerine uzandı ama Nare yavaşça geri çekildi. Bavulunu bedenine daha yakın bir yere çekti. Yaman’ın uzanan elleri boşlukta asılı kaldı. "Ne abisi?" Yaman'ın dudakları titredi. Hayatında ilk kez ellerinin ve iradesinin kontrolünü kaybettiğini hissediyordu. "Ben senin kocanım. Bana öyle seslenmeyi kes... Gel, evimize gidelim." Nare, Yaman’ın boşlukta kalan, titreyen nasırlı ellerine baktı. Bir zamanlar ellerin sıcaklığını hissetmek için her şeyini feda edebilirdi. Şimdi ise sadece acıma hissi vardı içinde. Nare'nin yüzündeki düz, her şeyi kabullenmiş ifade Yaman'ı daha da kahrediyordu. "Orası hiçbir zaman benim evim olmadı," dedi Nare. Öyle büyük bir teslimiyetle, öyle derin bir kabullenişle konuşuyordu ki, Yaman’ın içindeki tüm umut kırıntılarını tek seferde ezdi. "Benim evim senin kalbindi... ve sen hiçbir zaman evin kapısını bana açmadın." Yaman’ın gözleri doldu ama bakışlarını kaçırmadı. Karşısındaki bükülmez, dik duran kadının önünde diz çökmek istedi o an. Yıllarca Nare'yi gurursuzlukla suçlamışken, asıl gurursuzun, korkağın kendisi olduğunu şimdi anlıyordu. Nare bavulun sapını tekrar sıkıca kavradı ve arkasındaki otobüse doğru bir adım attı. Gitmeden önce son kez döndü, Yaman’ın doğrudan gözlerinin içine baktı. "Git," dedi. Son sözünü peronun soğuk boşluğuna bırakıp arkasını döndü. "Seni azat ediyorum. Ablam seni bekliyor."

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Unscentable

read
1.9M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
716.2K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
1.5M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
954.2K
bc

A Warrior's Second Chance

read
344.2K
bc

Not just, the Beta

read
340.7K
bc

The Broken Wolf

read
1.1M

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook