Hala uzanıyorken, yanıma uzanan Fatih’e bakmadım. Bakamadım. Gözlerindeki o içime sert bir giriş yapmasından kaynaklı pişmanlığı görmek, sadece vicdanımı yıprattığı için ona dönmek istemiyordum. Birkaç dakika boyunca aldığı sesli soluklar, bu defa kendine olan sinirinin göstergesiydi. Ben böyle hesaplamamıştım. Bir şeyler ters gidiyordu. Çok ters! Fatih suçsuzdu. Öyle düşünmesini ben sağlamıştım. Ama bunu da tek hedefim bebek için istemiştim. Karmakarışıktım. İsteyerek sevişmiştim. Bebek için yani. Ya da değil miydi? Gerçekten Fatih'i istemiş miydim? Evet istemiştim. Lanet olsun ki istemiştim. Bebek için. Bebek için. Bebek için… Bu cümleler kafamda dönerken, aslında gerçeği görmek istemiyordum. Eğer görürsem o yola sapardım. Ya da sapmıştım da bunu görmezden geliyordum. Tek bildiğim

