Fatih'ten… İçimdeki heyecanla sürprizimi görmek için, sakin aynı zamanda ürkek adımlarla pembe yatağa doğru ilerledim. Arsel teyzenin yanında yerini almış, pembe zıbınlı o minik bebeğin önünde durdum. Daha ilk bakışımda sızdı sevgisi içime.. kapalı gözleri, küçücük şiş suratıyla bile o kadar güzeldi ki… Dayanadım onunkiyle kıyaslanınca kocaman olan elimle, onun o ufacık eline dokundum, eş zamanlı olarak gözlerini açıp bana baktı. Gözlerine bakmam ile birlikte kalbimdeki çocuk heyecanı şaha kalktı ve o an anladım, bu dünyalar tatlısı varlık benimdi, hep de benim olacaktı. İsmini koyarken bile bencildim, kimsenin değil benimdi bu bebek, herkes de bunu bilecekti . O yüzdendir ki henüz küçük bir veletken bile ona “İlkim” dedim. Sadece ve sadece benim İlkim’di, ona her İlkin diye seslendi

