Attığı her adımda, ayağının altındaki toprağın sarsıldığını duydu...Yıllarca beklediği bir anda karşısına çıkmış ama, öyle hazırlıksız yakalanmıştı ki ona ne doya doya gözlerine bakabilmiş ne de içini yıllardır yakıp kavuran sözcüklerin bir tanesini diyebilmişti Cemal'e. Sanki ruhu başka bir yerlerde takılı kalmış gibi hiç bir şey hissetmiyordu. Tepesine bir yıldırım düşmüştü. Tüm dünyasını kökünden sallayan bir afet yaşamıştı. Düş gibi, bir anlık ama, tüm varlığını yerinden oynatan bir rüya....Ne düşüneceğinin bile kararını yitirmiş....Gözleri kırmızı kırmızı, yanakları ıslak, yüzü ifadesiz...Bulduğunu yeniden kaybetmek bu olmalıydı...Veya başka bir deyişle, aynı çekilmez acıyı tekrar tekrar yaşamak zorunda kalmak...Alıştım dense de aslında değişen bir şeyin olmadığını tüm korkunçluğu ile

