Elina, uzun zamandır ilk kez bu kadar derin ve kesintisiz bir uyku çekmişti. Gözlerini araladığında, yatak perdesinin arasından sızan sabah güneşi odanın duvarlarında dans ediyordu. İçinde tuhaf bir huzur vardı. Düşüncelerini susturabilmiş, sırlarla dolu gecenin ardından yorgun zihni sonunda sükûna ermişti. Bedenindeki hafiflik, uyandığı andan itibaren hissediliyordu. Ne Valentina’nın çatı katında saklanan silueti ne Vanessa’nın ikircikli bakışları… Hepsi, şimdilik, zihninin en sessiz köşesine çekilmişti. Elina yatağından kalkıp ağır adımlarla lavaboya yürürken aynadaki yansımasına baktı. Gözlerinin altındaki gölgeler hafiflemiş, yüzüne yıllar sonra ilk defa tam oturan bir dinginlik çökmüştü. Artık büyük bir sırrı taşıyordu ama bu yük onu yormuyor, aksine büyütüyordu. Bilmenin, anlamanın,

