Gün akşamı sarmış, köy yolları solgun bir turunculuğa bürünmüştü. Madam Vanessa’nın evine dönen kızlar, sabah bıraktıkları gibi değildi artık. Çamurla lekelenmiş etekler, hayvan pisliği kokan eller, yorgunluktan düşen göz kapaklarıyla ahşap kapıdan içeri süzüldüler. Elina’nın saçlarının ucunda saman parçaları vardı, Mira’nın parmakları çatlamış ve kızarmıştı. Annabel’in dizleri çamurluydu, Rosa’nın ise sırtı terden sırılsıklam olmuştu. Maud onları görünce bir şey söylemedi, yalnızca başını iki yana sallayıp mutfağa yöneldi. Az sonra mutfaktan çinko kazanlarla dumanı tüten sıcak su taşındı. Banyolara birer birer giren kızlar, günün kiriyle birlikte düşüncelerini de suya bıraktılar. Elina, sırtından geçen sabunun ardından bir titreme hissetti. Bedeninden çok zihni yorgundu. Kurulanmak için

