Karar verdim

1111 Words
“Anlamadım” “Ben hamileyim” dedim tekrar. “Nasıl yani ben anlamıyorum “ dedi. “Neyini anlamıyorsunuz fatih bey ben hamileyim ve sizinle evlenemem” dedim. “Peki babası?” Dedi. “Babası yok” dedim söylemesi benim için o kadar zordu ki bunu. “Ne demek yok hamile olduğunu duyunca seni terk mi etti” dedi. “Hayır” dedim. “ nasıl yok babası meryem ana mısın tövbe tövbe “ dedi. “Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz sizinle evlenememe nedenini öğrendiniz lütfen beni rahat bırakın artık “ dedim burun deliklerimin sinirden açıldığını hissediyordum. “Hayır merak ettiğim için sormadım bunu sana yardımcı olabileceğim bir şey var mı anlamında sordum belki babasını ikna edebilirdik tabi ki babasının kim olduğunu biliyorsan “ dedi. O kadar sinirlenmiştim ki son dediği ile bana ima ettiği şey aşırı iğrençti. Hamile olmam şu an dışarıdan pek hoş görünmüyordu ama her gün biriyle birlikte olan bir insan değildim. “Ne diyorsun sen ya. Senin ağzını yırtarım. “ “Tamam sakin ol hoş olmadı bu söylediğim farkındayım ama insanın aklına her şey geliyor “ dedi. “Babası erkek arkadaşımdandı. “ dedim. “ arkadaşımdandı derken?” Dedi. “Aldattı mı seni ya da ayrıldınız mı konu her ne ise çözülmesi lazım sen karnında bir bebekle bu şekilde ne yapacaksın evli bile değilken “ dedi. Haklıydı. Derin bir nefes aldım. Saçma bir şekilde bu adamla konuşmak bana iyi gelmişti. Etrafta beni tanıyan insanlar var mı diye bakındım. Sonra biraz daha yaklaşıp kimsenin duymayacağı şekilde sessizce açıkladım. “Babası öldü” dedim. “Bak babasına sinirli olabilirsin senin için de ölmüş olabilir ama bu çocuğun bir babası olması gerekiyor “ “Erkek arkadaşım 6 hafta önce beraber geçirdiğimiz trafik kazası sonucu öldü ve ben hamile olduğumu yeni öğrendim” dedim. Derin bir nefes çekip dışarıya baktım. Dışarıdaki gri bulutlara dalmıştı yine gözüm. “Ne yapacaksın peki” dedi. “Bilmiyorum ve sizin bu evlilik ısrarınız da beni giderek sinirlendiriyor o yüzden lütfen bu konuştuklarımız aramızda kalsın ve beni bir daha rahatsız etmeyin “ dedim kesin konuşarak. Masadan kalkmak için çantamı almak için arkamı döndüm. “Dur bir dakika konuşalım” dedi. “Konuşacak bir şey yok ben size açıklamamı yaptım ve sizinle evlenemem” dedim. Tam kalkarken kolumu tuttu. Kolumu tutmasına ayrıca bir sinirlenmiştim. “Bekle biraz konuşalım “ dedi. “Konuşmamız gereken herhangi bir şey yok müsadenizle ben kalkacağım “ “Bu çocuğu doğuracak mısın?” “Bu nasıl bir soru tabi ki de evet” dedim. “Peki toplum bunu kabul edecek mi ya da sen babasız bir çocuk büyütebilecek misin? Amcanı ve babanı tanıyorum farkındaysan akrabayız. Seni de daha önce defalarca gördüm sen beni hatırlamasan da annen baban dahil bütün aileni tanıyorum ve sizinkiler bunu asla kabul etmez” dedi. Sandalyeye tekrar oturdum. “Benim ve ailem hakkındaki öngörü ve yorumlarınız bittiyse bu insanın içini açan sohbetinize ekleyeceğiniz bir şey var mı? “ “Beni dinle belen” “Belen” dedim imalı bir şekilde. “Bu gencecik yaşında bir çocukla bu yükü asla kaldıramazsın. “ “Bu benim hayatım benim problemlerim lütfen kendi dertlerinizle ilgilenebilir misiniz fatih bey? “ “Ben sadece sana yardım etmek istiyorum “ dedi sakin ve içten bir sesle. Önümdeki masayı tırnaklarım ile tık tık yapıp etrafa bakındım. “Bildiğim ve çözümü hala bulamadığım şeyleri bana söylemeniz bana hiç yardımcı olmuyor” “Çözümü ya ben bulursam?” “Benim problemlerim söylediğim gibi tekrar söylüyorum sizi ilgilendirmiyor” “Bulduğum çözümü dinle beğenmezsen ısrar etmeyeceğim “ “Dinliyorum buyrun” “Evlen benimle “ “Anlamadım” “Yani evlen dediğim nişanlanalım benim evliliğimi kabul etmiş gibi yap. Herkes bebeğin benden olduğunu düşünür. Daha doğrusu çocuk şu an 6 haftalık hemen nişan ve düğünü yapmamız lazım ki insanlar inansınlar. Gerçek bir evlilik olmaz istersen başka şehire götürürüm seni çocuğunda başka evde yaşarsın. “ “Neden bana bu iyiliği yapasınız ki?” “Bir gün anlatırım belki” “Bu bence berbat bir fikir. Ailenize nasıl inandırabilirsiniz çocuğun sizden olduğuna. “Hemen isteme olur. Nişanlandıktan sonra gerisi kolay. Bebek doğana kadar kaç kere nikah kıyılmış olur ve insanlar sana hiç bir şey demez sonuçta anası belli babası belli bir çocuk. Nişanlıyken olmuş der geçerler. “ “Teklifiniz için teşekkür ederim. Ben kabul edemem. Ben hala mustafaya aşığım. Ve ondan olan çocuğuma kendim hem anne hem baba olabilirim “ “Kolay sanıyorsun. Babasız çocuk büyütmek çok kolay sanıyorsun. Daha 21 yaşında gencecik bir kızsın. Ailen bunu kabul etmeyeceğini benden iyi biliyorsun “ dedi o kadar haklıydı ki. Masada oturduğum andan beri haklı olmadığı konu sayısı bir falandır. Kendinden gayet emin duruşu olan bu adamın söylediği teklifi düşündüm. Yapamazdım. Ben mustafaya aşıkken bu adam ile evlenemezdim. “Ben sizinle evlenemem. Ben başkasına aşığım hala ölmüş olsa bile” dedim gözümden bir damla yaş düşerken. “Beni yanlış anlamanı istemem ben senden bana aşık olmanı ya da gerçek bir evlilik istemiyorum. Sana teklif ettiğim şey sadece babası olarak herkes bu çocuğun babasının ben olduğumu bilecek. İstersen yıllar sonra velayetini al git sana engel olmam. İstersen anlaşma bile yaparız zaten dna testi yaptırıp mahkemeye sunduğunda çocuk senin olur ben sadece sana iyi niyetimi göstermek istiyorum “ dedi. “İyi niyetinize teşekkür ederim. Teklifiniz için de teşekkürler.” Dedim kalkıp gidiyordum. “Kızın babasına makyaj yapmadan mı büyüyecek” dedi. Söylediği ile şöyle bir durdum. Bu adam ne demişti. “Ne diyorsunuz siz” dedim gözlerimi kısıp. “Kızın diğer kız çocukları gibi babasına makyaj yapamadan, babasının prensesi gibi olan kızların nazlandığı gibi nazlanmadan ya da arkadında onu koruyan dağ gibi bir baba olmadan büyüyebilecek mi? “ Bu adamın dediklerini bana mustafa da söylemişti. “Sana söz veriyorum emin ol her şekilde yanında olurum. Bunu evlenmeye ikna etmek için de değil sadece şu an içinde olduğun durumda yardımcı olmak istiyorum sana” “Ben kızımı büyütebilirim” dedim. “Mustafa” dedi. “Ne mustafa” “Şu an burda olsa o bu teklifi kabul etmeni mi isterdi yoksa kendini böyle paralamanı mı? “ Gözlerim dolmuştu. “Hem maddi hem manevi gözün arkada kalmaz. İstersen evde bebeğinle ilgilen ben her şeyi karşılarım. Sadece “ “Sadece?” “Sadece benim istediğim şey bir çocuk daha annesiz babasız büyümesin” bunu söylerken aşırı duygulanmış dalmıştı. Söylediklerini düşününce çok mantıklı bir teklifti. “Hırlı mısınız hırsız mısınız ben sizi tanımıyorum bile” “Tanıtayım “ dedi cebinden kartını çıkarıp. Kartı bana doğru uzattı. “Bütün ailene beni sorabilirsin hepsi beni yakından tanıyor ve anında onaylayacakları bir evlilik “ dedi iki eliyle yakasını düzeltirken. “Yarına kadar düşün. En mantıklı olan kararı vereceksin ben inanıyorum. Sen mantıklı bir kızsın belen” “Kararımı verdim ben” “Bu kadar hızlı olacağını düşünmemiştim kararın nedir “ “Teklifinizi kabul ediyorum “
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD