10. HANIMAĞAM

1615 Words
Fırat hırsla eve girdikten sonra bizde peşinden girdik eve. Berzan Fırat’ın ardından odaya doğru giderken Hevi hanımı gördüm. Birşey söyleyeceği belliydi, “Bu ne hal böyle?” diyerek baştan aşağı süzdü beni. Paçalarımdaki çamur ve dağılan saçlarıma baktı dikkatle. “Safir’i, atımı getirmişler. Onunla gezdim biraz” “Dila artık evli bir kadınsın. Erkek çocuğu gibi at tepelerinde gezmek yakışık almaz” “Safir’in evli olmamla ne ilgisi var” “Hiç kendin gibisini gördün mü dışarıda?” dedi tam bir hanımağa tavrıyla. Gözlerimi kapatıp derin bir nefes verdim. “Adabı usülü neyse ona göre davranacaksın. Sancar soyadını aldığını unutma” “Merak etmeyin Hevi hanım her gün her dakika aklımda. Ne kadar unutmak istesem de soyadınız hep aklımda” dedim. Odama doğru dönüp yürümeye başladım. “Bugün Reyhan’a yüz çevirdiğini de görmedim sanma Dila!” diye seslendi arkamdan. Sinirle döndüm arkamı “Hevi hanım siz kızınızı affetmiş olabilirsiniz ama ben affedemedim. Ne kızınızı ne abimi affedemem, Üstelik oğlunuzda pek affetmiş değil. Berzan’da bende evliliğe razı olduysak canları için. Yaşıyor olmasına şükredin ve benden de fazlasını beklemeyin” dedim. Cevabını beklemeden dönüp odama gittim. Odaya gittim hemen ve üzerimdeki kirli kıyafetlerden kurtulup duş aldım. Odaya döndüğümde Berzan koltukta dalgın dalgın oturuyordu. Geldiğimi bile fark etmeden bir yere kilitlenmiş bir şeyler düşünüyordu. “Berzan ben yarın Baran abimle görüşmek istiyorum” dedim ama duymadı. “Berzan?” diye seslendim daha yüksek sesle. Birden başını kaldırdı ve anlamaz gözlerle baktı. “Yarın abimi görmek istiyorum” dedim tekrar. “Tamam, çocuklar götürür” “Yok, abim gelip alır beni. Eve gitmek istemiyorum, dışarda abimle biraz görüşsem yeter” dedim. “Tamam” dedi gayet sakince. Aklının hala başka yerde olduğu belliydi. “Fıratla birşey mi oldu?” diyince sinirle ayağı kalktı. “Sanane Dila!” diye bağırdı. Birden böyle tepki vermesine şaşıp kaldım ve cevap veremedim. Kapıyı çarpıp çıkıp gitti odadan. Biraz sakinleştikten sonra bende indim aşağı. Hep beraber yemek masasına geçtik. Hevi hanım, “Bugün gördüm Reyhan’ı. Ne özlemişim..” derken bir gözü Asım ağadaydı. Ama Asım ağa bir tepki vermedi. Hevi hanım Berfin’e kaş göz yapınca o da sohbete dahil oldu, “Bizi çok özlemiş. Bir sarıldı ki bize görseniz..” “Sizide görmek istiyor ama..” “Yüzü tutmuyordur” dedi Cihan bir anda. Masada anlık büyük bir sessizlik oldu. “Bu kavgayı daha fazla uzatmayın. Kız orada bir başına kalmasın” diyince bunaldım yine. Derin bir nefes verdim. Masadakiler farketse de kimse ses çıkarmadı. Kapıdan gelen kargaşa sesleriyle konu kapandı. Hepimiz merakla dikkat kesildik. Berzan hemen kalktı, ardından diğerleride ayaklandı. Onlar kapıya ulaştıklarında bizde kadınlar olarak avluya açılan merdivenlerin başında bekliyorduk. Berzan kapıyı açtı ve kapıdaki adamlar telaşla birşeyler anlatmaya başladı. “Hanım ağam” diye atıldı içeriye kadının biri. Adamların arasından sıyrılıp avluya girdi. “Yardım et hanım ağam” dedi bize bakarak. Hevi hanım şaşkınca kadına baktı. “Kimsin sen? Ne istersin?” dedi. Kadının ondan yardım istemesinden hoşlanmış gibiydi. Ağır ağır inmeye başladı merdivenlerden. Berfin, Rojda ve Gülhan’da peşinden iniyordu. Berzan ve diğerleri yardım isteyen kadına müdahale etmeyip bizi izlediler sadece. Hevi hanım neredeyse kadının yanına inmişti artık. “Kızım için yardım edin” dedi kadın bana bakarak. Kadının bana bakarak konuşmasına herkes şaşırsada Hevi hanım bozuntuya vermeden devam etti. “Söyle bakalım ne yardımıymış bu?” dedi. “Hanım ağam yalnız konuşabilir miyiz?” diye seslendi bana. “Sen Dila’dan mı yardım istersin?” diye sordu Berfin. Kadın sadece kafa salladı. Artık daha fazla karşılıksız kalamadım ve yanına indim. Yanına inene kadar evdekilerin hepsinin beni izlediğini biliyordum. Hanım ağa lafının Hevi hanımı nasıl delirttiğini tahmin edebiliyordum. Umut dolu gözlerle bana bakan kadının koluna dokundum ve “Gel benimle” dedim ve küçük misafir odalarından birine doğru götürdüm. Kapıyı açdım ve kadın içeri girerken bende arkamı dönüp Berzan’a baktım, tedirgince bizi izliyordu. Son kez Hevi hanımla göz göze geldikten sonra içeri girip kapıyı kapadım. “Hanım ağam yardım et kızıma” dedi yine yalvarır gibi. “Dur bir otur” diyip koltuğa oturttum kadını. “Kızımı gelin edecekler, önlerinde duracak gücüm yok” “Sakince anlat önce. Kimsin, kimlerdesin sen, kızını kim gelin etmek istiyor?” “Adım Hasibe hanım ağam. Kızım var onyedi yaşında okuyor. Kocam olacak adamla oğlum evlendirmek istiyor. Bizim kız, onun adı da Dila. Okuldan bir arkadaşının ablasına yardım etmişsiniz zamanında, kız şimdi hemşirelik okuyor hatta” Birkaç yıl önce çarşıda denk gelmiştim bir kıza. Küçücük yaşta çeyiz bakıyordu yanında birkaç kadınla. Biraz kulak misafiri olunca küçük kızın gelin olduğunu anladım. Peşlerine birkaç kişi takıp araştırınca da kızın zorla evlendirildiğini öğrenmiştim. Akşamına babamı sürüklemiştim evlerine. Soyadımızdan korktuklarına evlendirmekten vazgeçmişlerdi. Sonra da okumasına yardım etmiştim. “Hatırlıyorum” “Sen yardım edersen belki engel olabilirsin diye geldim kapına. Benim kızımda okumak istiyor” dedi ellerimi tutup. “Kime vereceklermiş Dila’yı?” “Kocamın borçlusu var. Öderiz aslında çokta büyük borç değil. Adam gel zaman git zaman evimizden çıkmaz oldu. Şerefsiz herif kızıma göz koymuş meğer. Kocamda zengindir diye hemen tamam dedi” “Kaç yaşında bu adam?” “Otuz beşi vardır” sordukça nefesim daralıyordu sanki. “Kocanı anladık diyelim, oğlun niye kardeşinin arkasında durmazda koca adama gelin edilmesine göz yumar?” “O zaten kocamdan beter. Ona kalsa okuması bile fazla. Okulda ne ettikleri belli değilmişde bilmem ne. Başımıza iş açmadan evlensin diyor. Asıl derdi başka ama. Derdi evlenmek, sevdiği kız var ama işsiz diye vermiyorlar. Gidip adam gibi iş bulmak yerine eniştesinin yanında yalandan çalışıp kızı alacakmış. Adam buna arka çıkacakmış” “Kendi sevdiği için kız kardeşini feda ediyor yani” dedim. Aynı benim abimin yaptığı gibi.. “Ben senin adını çok duydum, kız çocuklarına çok yardım edersin bilirim. Kızımı da kurtar. Yakında reşit olacak ama on sekiz ne ki hala çocuk. Zorla imza attırırlar. Belki nikah bile kıymazlar” “Tamam, elimden geleni yapacağım” “Yarın akşama geleceklermiş görücüye” “Kocan nerede şimdi?” “Bilmiyorum geç gelir o. Evde olsa bu vakitte salmazdı beni sokağa” “Tamam Hasibe hanım. Sen şimdi git o zaman evine. Yarın o isteme olmayacak. Abisinin kurbanı olmasın Dila” dedim elini sıkarak. “Allah razı olsun hanım ağam” diyip öpmek ister gibi elime doğru eğildi. Hemen geri çektim elimi. Kadın binbir teşekkür edip dualar etmeye başladı. “Dur hele bir halledelim de şu işi” “Sizde yeni evlendiniz, hayırlısıyla bir yastıkta inşallah..” dedi ama sesi titredi. Berdelle evlendiğimi herkes biliyordu. Başka ailelerin kızlarına yardım ederken kendime deva olamamıştım. Hüzünle gülümsedim bende. Ayaklanmıştık ki kapımız tıklatıldı. “Dila?” diye seslendi Berzan. Kadının elini bırakıp kapıyı açtım. “Berzan biri Hasibe hanımı evine bırakabilir mi?” “Tamam, tabi” dedi Berzan. Hasibe hanımla beraber kapıya kadar yürürken avluda kimsenin olmadığını farkettim. Hasibe arabaya binene kadar teşekkür edip durdu. Arabaya bindi ve kapısı kapanır kapanmaz Berzan bana döndü. “Ne istiyormuş?” “Onun Dila’sını kurtarmamı istiyormuş” dedim. Berzan anlamayarak bana baktı. Rojda “Dila yenge?” diye bağırınca ikimizde dönüp baktık. Bizi içeriye çağırıyordu, kadının söylediklerini anlatmamı bekliyordular. Berzanla beraber salona girdik, Hevi hanımla Asım ağa dışında herkes oradaydı. “Ne olmuş yenge? Ne dedi kadın?” diye merakla sordu Rojda. “Kızını evlendireceklermiş zorla. Yardım istedi benden, engel olmam için” “Sen nasıl engel olacakmışsın?” dedi Cihan küçümser bakışlarla. “Daha önce başkalarına oldum. Yine bir yol bulurum” “Aile içi işlerine karışma Dila” dedi Cihan. Destek bekler gibi Berzan’a döndüm. “Abim haklı Dila. Bu işler bize düşmez” “Kız onyedi yaşında!” diye bağırınca ikiside sessiz kaldı. “Babasıyla abisi zorla evlendirmeye çalışıyormuş. Yarın gideceğim evlerine” “Evlerine mi?” diye şaşırdı Cihan. Hemen Berzan’a döndü tepki vermesi için. “Dila odaya çıkalım, konuşuruz” dedi Berzan. Geçiştirmeye çalıştığını, desteklemediğini anladım. Ama desteklemese de ben bir yolunu bulup kurtaracaktım kızı o evlilikten. Cihan sanki bana karşı savaş kazanmış gibi bakıyordu. Berzan’ın onun gibi düşünüp benim karşımda olmasından zevk alıyordu sanki. “İstersen bende yardım edebilirim sana Dila” dedi Fırat ayağa kalkıp. “Teşekkür ederim” dedim gülümseyerek. “Dila!” diye bağırdı Berzan. Hadi odaya der gibi kalkmış kapının önünde beni bekliyordu sinirle. “İyi geceler” diyip kalktım bende. Tam kapıdan çıkmak üzereyken Cihan seslendi. “Dila” “Efendim?” diyip döndüm. “O kadına söyle bir daha sana hanım ağa falan demesin” dedi kaşlarını çatarak. Haklıydı aslında ama bunu ona söylemek istemedim. Cevap vermeden geri dönecektim ki devam etti. “Bu evin bir hanım ağası var annem. Ondan sonra da biri hanım ağa olacaksa Gülhandır! Bu böyle bilinsin!” dedi yüksek sesle. “Kimse hayaller kurmasın” diyince dayanamadım. Karşısına geçtim, “Bu evin hanım ağalığını hayal ettiğimi mi sanıyorsun Cihan?” dedim ve güldüm. “Ben sizin soyadınızı adımın yanına yakıştıramıyorum! Sen bana hanım ağalık mı diyorsun” diyince Berzan geldi yanıma ve kolumdan sertçe tutup sıktı. Beni biraz çekince göz göze geldik. Daha önce hiç görmediğim kadar öfkeyle bakıyordu bana, gözleri yakıyordu sanki. Kulağıma doğru eğildi ve kolumu iyice sıktı, “Odaya git! Hemen!” dedi sinirle. Berzan’ı daha fazla zorlamamak için sustum. Geri döndüm ve salondan çıkmadan önce Cihan’ın ardımdan bağırarak söylediklerini duydum. “Ayanoğlunun haddini bildir Berzan! Yoksa ben ne yapacağımı biliyorum!” “Yeter Cihan!” diye bağırdı Berzan. Sinirle yumruklarımı sıkmaya başladım. “Bugüne kadar ne Gülhan ne Berfin sözümüzün üstüne söz söylemediler. Ama senin karın olacak kadın haddini aşıyor!” “Cihan yeter dedim!” diye bir kez daha bağırdı Berzan. “Geldiği yerde iyi eğitememişler belli ki!” dedi Cihan. Dayanamadım bu laflarına ve cevap vermek için geri döndüm. Henüz birkaç adım atmıştım ki Berzan’ın sesi yankılandı. “Cihan kes sesini! Benim karım hakkında daha fazla konuşma!. Sadece abimsin Cihan. Ne bana ne karıma söz söyleyemezsin. En azından babam sağken senin haddine değil! Sende yerini bil!”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD