YEMEK

3358 Words

Atalay kapıdaydı. Üzerinde siyah tişört, yüzü yara bere içinde ama dimdik bir ifade gülümseyerek bana bakıyordu. "Sana ne oldu?" Diye bağırdım yüzüne hayretle bakarken. Çok kötü bir şekilde darp edilmişti ama buna rağmen ailemin evinin önünde durmuş bana sırıtıyordu. Simsiyah tişörtü bedenine yapışmış, üstüne gelişigüzel attığı ceketin kolundan bir sargı sarkıyor, o sargının ucundan sızan kan kurumuş bir iz gibi gözümü yakıyordu. Yüzü... Tanrı’m. Yüzü tanınmaz haldeydi. Gözlerinden biri neredeyse tamamen kapanmıştı, kaşı patlamış, dudağının kenarında açılmış bir yarık vardı. Ama yine de sırıtıyordu. O tanıdık alaycılıkla, kolunu kapının pervazına dayamış, serseri bir edayla dikiliyordu karşımda. "Kızımm" diyen annemin ve babamın sert sesini duydum arkamdan ama gözlerimi Atalay'dan a

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD