29-Hesaplaşma

2788 Words

"Rusça biliyorsun, değil mi?" diye sordu Atalay. Sesi artık o tanıdık alaycılığını kaybetmişti. Başımı kaldırıp ona baktım, gözlerim doğrudan onun gözlerine kilitlendi. "Senin Osman Işık'tan alman gereken intikamın ne, Atalay? Nişanlını öldürdüğü için mi döndün buraya?" Oturduğu yerde hafifçe arkaya yaslandı, kaşları çatılmıştı. Gözleri hafifçe kısıldı, beni süzerken yüzündeki çizgiler daha da belirginleşti. Ama etrafı da kontrol ettiğini fark ettim. Konuşmadan önce bulunduğumuz ortamı tartıyordu ki timim tetikte bekliyordu. Bakışları kısa bir an Albayrak'la buluştu ve oradan timinin üzerinde ağır ağır dolaştı. Timim bir anda daha da gerildi. Herkes Atalay’a dik dik bakıyordu ama henüz olayın tam olarak farkında değillerdi. Bir şey olduğunu anlamışlardı elbette ama ne olduğunu bilmiyorl

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD