​🏥302 Numaralı Oda: İlk Sınav

207 Words
Vizit sırasında Burak, hastanın tahlillerini sorarken Hande dosyaları birbirine karıştırdı. "Şey... Buradaki amcanın kolesterolü yüksek çıkmış ama bence sebebi Buca pazarındaki o yağlı peynirler! Doktor Bey, amcaya kızmayın, o peynirler çok lezzetli!" 🧀👴 ​Burak sabır çekerek siyah gözlerini yumdu. Hastanedeki diğer doktorlar bıyık altından gülerken, Burak hastanın yanına eğildi. "Beyefendi, asistanımın kusuruna bakmayın. Kendisi tıp fakültesini değil, sanırım 'nasıl kaos çıkarılır' fakültesini bitirmiş." ​Ancak tam odadan çıkarken, hastanın yaşlı eşi Hande’nin elini tuttu. "Kızım, sabah bana bir çiçek getirdin ya, günüm aydınlandı. Allah senden razı olsun." ​Burak kapının eşiğinde durdu. Hande’nin o sakarlığının arkasındaki kocaman kalbi ilk kez görmeye başlıyordu. Ama tabii ki bunu asla itiraf etmeyecekti. 🧊 ​🌙 Akşam Çıkışı: Şirinyer’de Bir Tesadüf Mesai bitiminde Burak, yorgun argın arabasına binerken Hande’yi durakta beklerken gördü. Hava kararmış, Buca’nın serinliği çökmüştü. 🌙✨ ​Burak arabayı yavaşça yanına yaklaştırdı. Camı indirdi. "Bin şu arabaya Işık. Seni bu sakarlıkla eve sağ salim bırakmazsam, yarın hastanede kesin bir yangın çıkarırsın." ​Hande sevinçle arabaya bindi. "Gerçekten mi? Ay Burak Bey, çok kibarsınız! Şirinyer pazarının oraya bıraksanız yeter, anneme boyoz almam lazım!" ​Burak sadece içini çekti. Ama o akşam, Buca’nın ışıkları altında, Burak Saygıner’in o sert kalbi, Hande’nin neşeli kahkahalarıyla biraz daha ısınmaya başlamıştı... ❤️🏥
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD