5.bölüm “Fuat”

941 Words
Şimdi ki zaman... Bu göt herif kendini ne zannediyordu? "Size söyledim. Tekrarlamaktan nefret ediyorum. Benim bir bebek bakıcısına ihtiyacım yok! Tamam mı? Artık bu konu kapansın!" Ceyhun'un derin bir nefes alıp verdiğini duyabiliyordum. Hastaneden çıkalı bir gün olmuştu. Şimdi kendi evimdeydim. "Birader affedersin ama tam bir götsün!" Bunu söyleyen Davut'tan başkası değildi. Ceyhun'un aracılığıyla tanımış olduğum bir diğer arkadaşlarımdan biriydi. "Mızmızlanmayı bırakta işimizi yapalım." Gözlerimin kör olduğunu bilmeme rağmen sese doğru başımı çevirmiştim. Aslında tam olarak Ceyhun'un eşi Rüya sayesinde tanımıştım Davut'u. Hayatımda kendimden sonra gördüğüm en pis ağızlı adamdı. "Burada götlük yapan ben oldum şimdi öyle mi?" Sesim fazlasıyla sertti. "Durumunu anlıyoruz tamam mı? Zor bir durum! Lanet olası boktan bir durum ve gururuna dokunuyor. Elbette anlıyoruz!" "Davut yeter..." Ceyhun araya girmek istemişti ancak Davut'un buna izin vereceğini pek sanmıyordum. "Bak birader açık olacağım. Şu an sakatsın ve körsün. O koca kıçına biri her zaman göz kulak olmak zorunda, artı midenin günde üç öğün doldurulması gerekiyor. Lanet olası tonla ilaç almak zorundasın ve bunun için sana çok iyi bir bakıcı buldum. Ve sen göt herif o kadını bakıcın olarak kabul edeceksin!" "İçimden bir ses o kadını işe almamın hayat mevat meselesi olduğunu söylüyor," sesim bir öncekine nazaran daha az sertti. Davut'un gerçekleri yüzüme bir tokat gibi savurması bütün öfkemi altüst etmişti. "Emin ol benim için bütün dünyayı kurtarmaktan bile daha önemli şu an." Bir ara sessizlik oldu. Ceyhun bu fırsattan istifade ederek araya girdi. "Fuat lütfen kardeşim bizim için daha fazla sorun çıkarma. Hem Davut senin şu aradığın kadını bulmakta bize yardım etmeyi kabul etti." "Birinin benim götümü temizlemesini istemememini normal bir şey olduğunu sanıyordum." "İki ayağının üzerinde durabilen ve bir kadını becerebilen biri olsaydın evet." "Davut! Abi yeter!" Ceyhun biraz sert bir şekilde Davut'a sesini yükseltmişti. Acıyla sırıtarak başımı sallamıştım, "Doğru söylüyor Ceyhun," dedim "Neyse... Ne sikim oluyorsa olsun ama kadın istemiyorum. Bari kıçımı yıkayacak kişi erkek olsun." Erkeklik gururumun bu kadar zedeleneceğini hiç düşünmemiştim. Hayatımın belki de yarısını yaşamış bir adam olarak bundan sonra tuvaletimi yapmak için bile birinin yardıma muhtaç olmak ölmekten daha beterdi. Davut, "Onun için ayrı bir adam tuttum. Ama aynı zamanda seninle özel olarak ilgilenebilecek bir kadına da ihtiyacın var," dedi. Sesi artık daha normaldi "Bak Fuat... Benim pek yakın dostum yok. Sen benim için gerçekten iyi bir dostsun. Sert sözlerim için üzgünüm. Götlük ettiğim içinde. Sana yardım etmek istiyorum o kadar." Başımı yavaşça salladım. Konuşmak istemiyordum. Davut'un iyi bir adam olduğunu biliyordum. Ama yine de bana acıdığını bilmek benim içimde ona karşı öfke filizlenmesine neden oluyordu. Lanet bir pislik gibi davranıyordum. "Bakıcı kadın kim peki?" Bunu soran Ceyhun'du "Biliyorsun son olayları. Fuat'ın yanına öyle sokaktan alelâde birini tutarak bakıcı diye bırakamayız. Sicilini falan araştırdınız değil mi?" Ülkenin en iyi füze üreten şirketinin sahibiydim. Bir sürü başarıya akla sığmayacak derecede kısa bir sürede imza atmıştım. Bu yüzden dünya üzerinde çoğu silah üreten firmaların dikkatlerini üzerine çekmiştim. Birkaç sene öncede sırf bu yüzden suikasta uğramıştım. Ülkenin en genç dehalarını yok etmek isteyen bir sürü düşmanımız vardı dünya üzerinde. "Evet, araştırdım rahat ol. Kadının bir çocuğu var. Geçimini sağlamak için yatılı olarak bakıcılık yapmayı kabul ediyor. Sadece hafta sonları izin istiyor o kadar. Oğluyla vakit geçirebilmek için o da." Davut'un sesi nedense rahatsız çıkmıştı. "Hem bu konuda Gökhan'ın ne kadar titiz olduğunu biliyorsun. Fuat'ın yanında araştırmadan birini çalıştırıyorum diye o herifin daha sonra başımın etini yemesini istemiyor. Herif gitgide şımarık karısına benziyor zaten." Gökhan denen adamı en fazla birkaç kez görmüştüm. Tam olarak nasıl bir iş yaptıklarını bilmiyordum ama Gökhan'ın devlet için çalışan gizli bir asker olduğunu anlamıştım. Bir ara beni korumak için görevlendirilmişti. "Çocuklu olması sorun olmaz mı? Ya çocuğum hastalandı diye sürekli izin isterse..." "Çocuk bebek değil. Neredeyse altı yaşında. Ayrıca rahat ol öyle bir şey olmayacak. O kadın dünya üzerinde Fuat için olabilecek en iyi bakıcı," Davut'un bunları açıklarken Ceyhun'un hala kuşkuları var gibiydi. "Ben hala emin değilim. Birde ben baksam siciline..." "Buna gerek yok Ceyhun." Sonunda onların konuşmalarından yorularak araya ben girmiştim. "Umurumda değil zaten kim olduğu. Ne olacaksa olsun. Kadın çok konuşarak tepemin tasını attırmadığı sürece bir bok umurumda değil." "O zaman anlaştık. Kadın yarın işe başlayacak. Mümkünse ona karşı nazik ol birader." Davut'un yüz ifadesini göremiyordum ama şu an kesinlikle kaşlarını çatmış, çok ciddi bir ifadeyle bana baktığına erkekliğim üzerine bahse girebilirdim. "Kadına karşı götlük etmeyeceksin tamam mı Fuat? Onu kaçırmaya çalışmayacaksın." "Niye bu kadın için bu kadar endişeleniyorsun?" "Beklediğim yanıt bu değil." "Götlük edeceğimi bilmene rağmen bunu sormana şaşırdım doğrusu." "Pisliğin tekisin gerçekten." "Söyleyen çok oldu. Ama gerçekten madem o kadın için bu kadar endişeleniyorsun o zaman ona başka bir iş bulabilirsin. Kıç temizlemekten daha iyisini." "Kıçını başka biri temizleyecek rahat ol. O kadına karşı nazik ol. Bu son uyarım Fuat!" Davut son sözlerini söyledikten sonra odadan çıkmıştı. "Bu herife bu gün ne oldu?" Ceyhun homurdanarak söylemişti bunu "Sabahtan beri bir tuhaf davranıyor." "Sanırım hala o kadınla arasını düzeltebilmiş değil." Davut'la bazı geceler beraber rakı masasında oturduğumuz olmuştu. Afet bir güzele gönlünü fena kaptırmıştı. Kadınların varlığından bile haberdar olamayan bir adam bir kadın uğruna yerlerde sürünür hale dönmüştü. "Galiba," dedi Ceyhun, sonunda kuru bir kahkaha atarak devam etti, "Kadın Rüya'dan bile şirret bir kadın olmalı!" Kısık bir sesle kahkaha attım "Karına bunu söyleyeceğim." "Aklından bile geçirme!" Ceyhun hafif bir yumruk atmıştı omzuma. Sonra ciddileşerek devam etti. "O kadını hala araştırıyorum bu arada. Altı sene önce ülkeyi terk etmiş. O günden sonra da sırra kadem basmış. İsmini değiştirmiş olabilir. Şimdi onu araştırıyoruz." Başımı salladım. "Teşekkür ederim. Gerçi onu bulduğumda ne yapacağımı bile bilmiyorum..." "Ona yıllardır sakladığın gerçeği söyleyebilirsin mesela." Güldüm. Bu acı dolu kuru bir gülümsemeydi. Oturduğum lanet tekerlekli sandalyenin üzerinde kıpırdanarak "Geç kalmış bir özrün hiç bir şeyi değiştiremeyeceği gibi geç kalmış bir gerçeğinde pek başarılı olacağını sanmıyorum," dedim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD