Hastanenin koridoru sessizdi ama ben kendi içimde öyle bir gürültünün içinden geçiyordum ki… Atılan her adım, tekerlekli sandalyenin zeminde sessizce ilerleyişi, sanki kalbimin atışlarını büyütüp büyütüp bana geri vuruyordu. Bu sabah Umut’un saçlarından gizli saklı aldığım birkaç tel hâlâ cebimdeydi. Küçücük, hafif, neredeyse yok gibi… ama belki de hayatımın devrimini taşıyordu. Yanımda asistanım vardı, doktorla konuşurken onun yanımda olmasını istemiyordum. Bu iş benim gizim, benim yaramdı. DNA laboratuvarına doğru ilerlerken duvarlardaki dezenfektan kokusu burnuma çalındı. Hem huzur verdi hem de içimi yaktı. Çünkü bu koridorlar bir zamanlar benim gücüm, kontrolüm, hâkimiyetimdi. Şimdi ise… sadece gerçeğin beni bulmasını beklediğim yerler. Kapıyı tıklattı asistanım. Doktorun odasına g

