📖 11. BÖLÜM - SABAHI AĞRITAN GECE Olaylar sabaha karşı gerçekleşmişti. Gece, henüz karanlığını üzerinden atmadan kanla bölünmüştü. Ama acı… Acı, bir akşamüstü kasveti gibi çökmüştü konağın üzerine. Sabah ağarıyordu artık. Urfa’nın ufkunda gün doğmuştu ama Kıranlı Konağı’nda güneş doğmuyor, adeta ağrıyordu. Zehra hanım, silah seslerini duyduğu an yataktan fırladı. Bu ses ona hiç yabancı değildi; bu bir düğün sevincinin sesi olamazdı. Bu ses, törede bir şeylerin koptuğunun, bir canın namlunun ucunda olduğunun sesiydi "Ya Rab..." dedi Zehra Hanım, başörtüsünü alelacele omzuna atarken. "Xwedê tu me biparêzî…" (Allah’ım sen bizi koru...) Merdivenleri inerken ayakları titriyordu. Avluya adımını atar atmaz gözleri dış kapıya kilitlendi ve onu gördü. Mehmet Ağa üstü başı toz içinde, omzu kanlı

