4 GELİNİM...

1220 Words
Kulağımda ki ses istersen bırakmam elini ve seni... ***** Yiğit iç sesi; Sabah uyandım. Kızları almaya gideceğim sıra, bir sıcak bastı. Anlamıştım Reyhan'a çok yoğun birşeyler hissettiğimi. Kalbim düşünmemle bile hızlı atıyordu. Hemen gitmek, görmek istiyordum. Bunca zamanım, boşuna geçmiş gibiydi. Sanki onu bekliyordum ve bulmuştum. Geldiğim de aradım indiler. Çok güzeldi. Karşımda beyazlarla görünce öldüm, cennetteydim galiba, meleğimi buldum diye düşünmüştüm. Gelinim olmuş bana doğru geliyordu. Bu günü unutmayacağım belli olmuştu . Hemen indim merhabalaşıp Reyhan'a kapıyı açıp, ön tarafa yanıma talep ettim. Ve oda kırmadı. Yanımda doğa üstü güzellik, arada bakmadan duramıyordum. Reyhan'da sessizdi. Sanki bir şeyleri anlayıp, algılamaya çalışıyordu. İlk müzeye gittik. Kızlar benim mesleğimle ilgili sorular sorarken, Reyhan'a göz kırptıklarını farkettim. O da benden hoşlanıyordu galiba. Çok mutlu olmuştum, kendimi tutmayacaktım. Meslekler konuşulurken Reyhan söylemedi, utandı. Anladım ki benim avukat olmam, onun da avukatlık istemesi... Sanki evren bizi birleştirmeye çalışıyordu. Onun bu hâlleri çok hoşuma gitmişti. Sonra diğer gezi için arabaya bindik. Sıradaki şarkıları, sırayla bir birimize paslıyorduk. Reyhan'a ikilemden, kaybolurum gülüşünde çalmıştı. Kalbim bir an çıktı sandım. Evet ben onda kayboluyordum. Ben de kendimi ona bırakacaktım. Bugün sonun da neler olacağını bilmeden akışına bırakmıştım. Sıra bendeydi koyu, sen benim başıma gelen en güzel şey, çalıyordu. Bu fazla gelmişti. Hissettiklerimi şarkılar Reyhan'a ilan ediyordu. Bende mırıldandım. Benim duygularım olduğunu anlasın istedim. Arada ona da bakıyordum. Farkettim o da bana bakıyordu. Karşılıklı diye düşünmeye başlamıştım. Çok mutluydum. Gezimizi yaparken herkes bir yerlere dağılmıştı. Reyhan bileklik bakıyordu. Ben alıyım diye talep ettim, olmaz dediğinde ısrar ettim. Beni hatırlatacak bir hediye almak istiyordum ,beni unutmasın istiyordum. Ve aldım, sen tak dediğinde elim biraz titremişti. Resim çekinelim, bu anı benimle kalsın istedim. İzin verdi. Çok mutlu olmuştum, o da mutluydu. Kızların artık bir şeyleri bildikleri belliydi. Son gezi için arabaya binmiştik. Tarihi asansör, oraya gideceğiz dediğimde kızlar, Reyhan'ın yükseklik korkusu var dediler. Reyhana baktım. Korkusu yüzüne yansımıştı. Korkma ben korurum seni dedim. Yandan bana baktı, gülümsedi. Kızlardan oo diye bir ses. Baktım biraz kızarmıştı Reyhan, utanmak çok yakışıyordu. Her şey çok yakışıyordu. Ve gelmiştik. Herkes önlere doğru ilerliyordu. Reyhan'dan bir hareket beklemiştim. Siz gidin ben beklerim dediğinde, artık durmuyacaktım. Yanımdan hiç ayrılmasına izin vermeyeceğimi anlamıştım. Bırakamazdım. Elini sımsıkı tuttum. Korkma, ben varım seni korurum. Reyhan hiç cevap vermedi, ama hayır da demedi. Bu beni cesaretlendirdi. Biraz ilerledik. Aaa siz sevgili olmuşsunuz, zaten biliyorduk ,dün anlamıştım Reyhandan hoşlandığını tarzında konuşuyorlardı. Kızlar da bizde anlamıştık dediğinde dedim tamam... Reyhan elimi bırakmaya çalıştı, izin vermedim.Tutmuşum bırakır mıyım seni, asla bırakmam. Biz sevgili değiliz demeye çalışacaktı, gözünün içine öyle bir baktım ki, sanki söylerse biz biteriz, biz biz olamayız. O da hissetti hiç birşey söylemedi. İçimde volkanlar patlıyor, içim bana sığmıyordu. Elini tuttum, biraz daha ilerledik. Artık uca çok yakındık. "Korkuyorum. " "Korkma seni bırakmam! " O an ki duygum onu öyle görmem sımsıkı sarıldım. "İstersen, bir ömür bırakmam elini ve seni..." Artık tam anlamıyla içimdekileri söylemiş, ondan onu talep ediyordum. ***** Ben, çok titriyor hissettiklerim çok fazla geliyordu. "Yiğit çok korkuyorum! " "Sana birşey olmasına izin vermem." "Sana hissettiklerim beni korkutuyor " dedim, bende sarıldım. O an gözümün içine bir baktı, gözünden yaş damladı. Artık bende tutamıyordum. Daha nasıl sarılınırdı bilemiyordum? İçimize sokmak ister gibi, kimse bizi ayırmasın gibiydi. Çok yoğundu hissettiklerimiz. Benim manzaram oydu, bu asansör bizi birleştirmişti. Öylece hiç birşey yapmadan sarılı halde ne kadar kaldık bilmiyordum? Bir ses, " Gelin hanım, çok güzelsiniz bir pozunuzu çekiyim." Yiğit'le bakmıştık etrafımıza hiç gelin yoktu burada. " Ben mi? " dedim. Sonra algıladım beyaz giyinmiştim. Evet dalgalı topuzumla, yaz gelini olabilirdim. Yiğit'te de beyaz gömlek, siyah kapri vardı. Dışardan gelin ve damat gibi görünüyorduk. " Çok yakışmışsınız, böyle aşık çiftleri görünce dayanamadım. Poz verin çekiyim." Biz evlenmedik demek istedim, ama onu da diyemedim. Yiğit " Hadi," Hissettiğimiz gibi bir kaç poz vermiştik. Kart verdi. " Sizin için acele edeceğim, yarın gelin alın, " Herşey çok hızlı ilerliyordu. Artık utanmadan elele geziyorduk. Ama hiç birşey bilmiyordum. Hepsi yaklaştı bize, gelin ve damat diye dalga geçip, bizimle uğraşıyorlardı. Aynur, " Eee ne olacak şimdi ? Beş gün sonra gideceğiz." Evet ben kendimi unutmuştum, biz buraya tatile gelmiştik. Kendimi İzmir'li gibi hissetmiştim. Sanki burası benim evim, Yiğit'le yuvama kavuşmuş gibiydim. Bir baktım Yiğit'e rengi solmuştu . Cem, " Şimdi düşünmeyelim daha vakit var," Oradan çıkmıştık. Biz biraz üzüldük diye gençler, " Sahile gidelim, biraz yüzelim iyi gelir." "Tamam ," dedik arabalara geçtik. Ben ve Yiğit hep bakışıyorduk. Sahile geldik, kabinlere girdik, yeşil bikinimi giyinmiştim. Çıktığımda beni bekliyordu. Elimi tutup, beni uzaklaştırdı. Beni göğsüne çekti, sarıldı. "Artık ben sensiz yapamam," Kadife gibi ses tonuyla onda kaldım. Baktım gözlerine, " Bende, amaaa, " "Ne yapacağımı bilmiyorum, ama sensiz nefes alamıyorum." Bu hissettiklerimiz çok yoğundu. Alnımdan öptü. Sanki onunmuşum gibi sıkıca sarıldım. Cem ,Esra yanımıza geldi. " Ailemize hoş geldin, " dediler gülerek. Cem, " Ee yenge seni ne zaman istiyoruz? " Ben şaşkın bir şekilde baktım, Yiğit hoşuna gitmiş belliki gülüyordu. Çok güzel gülüyordu. Yiğit elimden tuttu, " Biraz serinleyelim, ateşimiz fazla geldi." Utandım yine offf! Su gerçekten iyi gelmişti. Kızlar da yanımıza geldi, suda şakalasıp eğleniyorduk. Akşam oluyordu. "Akşam yemeğini nerde yiyelim?" dedi Yiğit. Kızlar, " Biz gitsek mi artık?" Ben ayrılmak istemiyordum ama... " Yeterince yorduk sizi," dedi Selma. "Yarın işiniz var, " Pazartesiydi yarın. Yiğit, Yusuf ,Cem çalışıyorlardı. Yiğit, " Olmaz yemek yemeden bırakmam! " Yusuf'la ,Ece kahkaha attılar. "Sevgilisinin doyduğundan emin olmak istiyor birileri," Duş alıp üzerimizi değiştirdik. Saçımı salmıştım kurusun diye. "Her halinle çok güzelsin." "Teşekkür ederim, " dedim ve gülümsedim. Yakınlarda restorant vardı. Girdik birine, bu sefer karşısına değil yanına otutturdu. Elimi hiç bırakmadı. Kızların da gözü bende, nasıl olacak diye bakıyorlardı. Sohbet açtılar. Esra, " Nereden gelmiştiniz? " Selma, "Bursa'dan geldik," "Nerde oturuyorsunuz, neler yapıyorsunuz?" Aynur, "Yıldırım'da oturuyoruz, evlerimiz çok yakın bir birimize. Ailelerimiz bir birini tanır." Nurgül, "Sınavı bitirince kafamız dağılsın diye ailelerimiz izin verdi, " O an annem, babam aklıma gelmişti. Sanki onlara ihanet ediyordum. Gözlerim doldu. Kalktım, elimi bırakmak istemedi ama, "Elimi yüzümü yıkamak istiyorum, "dedim. Nurgül'de benimle geldi. Yaşadıklarım çok fazla gelmişti, hıçkırarak ağlıyordum. Nurgüle sarıldım. " Ben ne yapacağım? Yiğit'i çok sevdim ama, annem, babam. Onlara ihanet etmiş gibiyim, çok kötüyüm. " Nurgül, " Canım herşey yoluna girecek, sen sakin ol! " Elimi yüzümü yıkadık, kapıyı bir açtım Yiğit karşımdaydı o da üzgündü. Beni ,ağlamamı onu sevdiğimi söylediğimi, hepsini duymuştu. Nurgül yanımızdan gittiğinde sıkıca sarıldık. Kimse bizi ayıramasın der gibiydik. "Şimdi ne olacak? " "Söz veriyorum, herşey istediğin gibi olacak!" Yanağımdan masumca öptü. İçeri girdik. Normalde yemek yemeyi severim ve hep ben derdim. Ama hiç birşey yiyemiyordum. Yiğit beni zorla, " Ye ," diyerek ısrar ediyordu. "Aklım sende kalmasın," demişti. Kendimi zorladım bende. " Artık kalkalım çok yorgunuz, " dedi Selma. Evet çok yorgundum. "Tamam, " denildi. Kalktık. Arabalara binmeden Cem'lerle görüşemeyiz belki diye, vedalaşıp ayrıldık. Cem, "Yok yenge daha çok görüşeceğiz," Sonra arabaya bindik. Yarın çalışacaklardı. Cumartasi de biz gidecektik. İçimde hep acabalar vardı. Çok yorgundum. Arabada düşünürken uyuya kalmıştım. Kızlarda ses çıkarmamıştı. Ve gelmişiz. Kızlar arabadan inmiş. Hiç hatırlamıyordum. Ne oluyor diye bir uyandım, Beni Yiğit kucağına almış, odama çıkarıyordu. " Yiğit ," diye mırıldandım, kollarındaydım. " Uyu güzelim, " dedi. Tekrardan uyumuştum. Acaba rüyamıydı. Beni bırakıp çıkmıştı. ***** Yiğit iç sesi; Tarihi asansörün orada seni bırakmam dediğimde, korkuyorum hissettiklerimden dedi. O da beni seviyor, hissediyordum ama duyunca farklı oldum. Gözümden yaş geldi, o da ağlıyordu. Başka bir sesle kendimize geldik. Gelin hanım denildiğinde etrafa baktık gelin yoktu. Aa evet vardı. Benim gelinimdi. Reyhan'ım...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD