11.BÖLÜM

2154 Words
“Evet Oğuzhan’ın” “Karşımda ki senin ki değil öteki manyaktı. Bu adam gerçekten normal değil çok dikkatli olmalısın. Bu numarayı hemen değiştiriyorsun olanları da Oğuzhan’a anlatıyorsun bu adam tam bir baş belası” dedi telefonum yine çaldı, Şeyda abla parmağını dudağına götürerek sus dedi hoparlörü açtı -Buyurun Happy motel ben Şeyda -Demin görüntülü aramıştım -Beyefendi görüntülü aramalara cevap vermiyorum. Buyurun ne istemiştiniz -Arkadaşımın telefonunda numaranız geçmişim diye kayıtlıda kim olduğunuzu merak etmiştim -Arkadaşınızın bu durumdan haberi var mı? Benim telefonumu çocuğum bile açsa kızarım -Bizim aramızda teklif yok, neyse hafta sonu için geleceğim yüz yirmi yedi numaralı odayı rezervasyon yapın -Üzgünüm efendim tüm odalarımız ay sonuna kadar dolu -Yasemin hanımla görüşebilir miyim? Şeyda abla -Şu an müsait değil iyi akşamlar diyerek kapattı… Şimdi ne yapacaktım geri arasam ya o çıkarsa ne derdim. Oğuzhan’ın telefonu onda ne arıyordu. Mesajla da soramazdım ne yapacağımı şaşırmış haldeydim. Beklemekten başka çarem yoktu. Saat beşten sonra ararsa o olabilirdi… Şeyda ablanın ofisine resmen kamp kurdum. Vakit geçsin diye tüm dosyalarını düzenledim. Saat altı olmuştu nihayet telefon çaldı o arıyordu telefonu Şeyda abla açtı, “Happy motel ben Şeyda” “Ben Oğuzhan Boran, Yasemin hanımın telefon numarası değil mi?” Şeyda abla telefonu elime tutuşturdu. “Oğuzhan benim” “Şeyda Hanım senin telefonunu niye açtı?” “Açmaya korktuğumdan Şeyda abladan rica ettim” “Niye korktun ki?” “Senin telefonunun Taylan da ne işi vardı?” “Ne demek istiyorsun?” “Beni geçmişim diye kayıt etmişsin kim olduğunu merak etmiş görüntülü aradı o anda kıyafetim müsait olmadığından Şeyda abla telefonu açtı sen olmadığını görünce hemen kapadı. Adam bununla yetinmedi telefonu normal aradı Şeyda abla Happy motel diyerek açtı.” “Beş dakika toplantıya girdim telefonumu odada unutmuşum yaptığına bak, şifremi nasıl bulabildi gerçekten beynim durdu. Telefon numaranı lütfen değiştir bende şifremi değiştirip bir daha asla yanımdan ayırmayacağım. Şimdi yoldayım birazdan seni yine ararım” Şeyda ablaya teşekkür ederek odama geldim adamın cesaretine bak deli olacaktım. On dakika geçti geçmedi Oğuzhan görüntülü aradı… “Canım gerçekten kafayı yemek üzereyim bu herif iyice delirmiş. O gece seninle konuştuğumu gördü şimdi acaba mı diyerek araştırmaya başlamış. Dediğim gibi benim olana garip bir tutkusu var” “Ben senin değilim” Söylediklerini duymazdan geldim henüz farkında değildi eninde sonunda benim olacaktı. Yıllardır aklımdan çıkmamıştı, peşini bırakmaya hiç niyetim yoktu “Konuşmamız bile onun için yeterli olmuş olmalı, mecbur olmasam bu gün işi bırakırdım. Aklıma takılan bir sorunun cevabını araştırdım. Babanla ilgili…” “Babamla mı?” “Mithat Beyin inşaat şirketi de var, bir araştırayım dedim senin bahsettiğin zamanlarda RVA isimli şirket yan kuruluşuymuş. Henüz bu kadar bilgiye ulaşabildim” “İşi bırak Oğuzhan bunlar gibi insanların şirketleri başlarında paralansın” Ben ona zarar gelmesinden ne kadar korkuyorsam, o da benim için o kadar korkuyordu. “Ne zaman geleceksin herifin aklına eser bu gece yola çıkar” “Cuma akşam saat altıda uçağım kalkacak” “O güne kadar Taylan’ın peşinde olacağım, her hangi bir değişiklikte seni arar bilgilendiririm. Yarın sabah dokuz gibi açarım o zamana kadar telefon numaranı değiştir, yeni numaranı bildirirsin” “Bir dakika kapı çalıyor” Şeyda abla benim diye seslenince hemen açtım. “Bu numarayı Zeno’ya diye almıştım hiç kimse sana ulaşamaz. Telefonda sana hediyem olsun” “Ablacığım zaten benim için çok şey yaptın” “Sus bakayım sen benim kız kardeşimsin güle güle kullan” dedi gitti… Öbür telefon hala açıktı “Oğuzhan duydun mu?” “Duydum beni yeni numarandan ara bu telefonu da tamamen kapat” Oğuzhan’ın dediğini yaptım, of başıma ne işler açılmıştı. Bundan sonra tanımadığım bir adamla asla sohbet etmeyecektim. Ya bir işe girersem ne olacaktı tüm çalışanları ilk kez görmüş olacaktım. Sinirimden ellerim titriyor sanki Taylan bir yerlerden çıkacak gibi geliyordu. Görüntülü aradım anında açtı, halimden ne olduğumu anlamış gibiydi “Ah Yasemin yanında olabilseydim” “Yanımda olmanı bende çok isterdim. O nerede biliyor musun?” Ben senin değilim sözü çoktan buhar olup uçmuştu, benimdi… “Aradım her zaman gittiği barda, birazdan yanına gideceğim bellimi olur çeker kafayı yola çıkar. Sakın korkma rahat uyu gerekirse onunla evine gider kalırım. İyi geceler güzelim” “Sende içme olur mu?” “İçen biri değilim, arkadaş toplantılarında sırf eşlik etmek için bir kadeh alır oyalanırım” Telefonu kapattık, rehberimde olan numaraları geçirmek uzun vaktimi aldı. Sabah ilk iş bizimkileri arayıp yeni numaramı bildirmem gerekiyordu. En güzeli toplu mesaj atmak olacaktı. Mesajı yollar yollamaz yatağıma yatıp gözlerimi kapadım, geçirdiğim stresli anlar başımı şiddetli derecede ağrıtmıştı. Uyuyamayacağımı düşünürken, insan seslerine gözlerimi açtığımda çoktan sabah olmuştu. Havuzun çevresi içi yine doluydu insanlar keyif yaparken ben keyifsizlikten mahvoluyordum. Havaalanına telefon açıp biletimin bu gün akşam altıya değiştirmek istediğimi söyledim. Gece ikide boş koltuk olduğunu söylediler saat kaç olursa olsun buradan gitmeliydim. Oğuzhan beni korumak adına o adamın peşinden dolaşmamalıydı. Bileti onaylayıp Oğuzhan’a konuşmak için müsait olup olmadığını mesajla yazdım. Anında telefon açtı. Bu gece geleceğimi saat ikiye bilet bulabildiğimi onun için geç olursa taksiyle eve geçeceğimi söyledim. Kaç olursa olsun seni almaya gelirim dedi. Bavullarımı topladım son bir kez havuza girip gönlümce yüzdükten sonra tüm oteli dolaştım Şeyda ablaya yine olanları anlattım gitmemin akıllıca bir karar olduğunu söyledi. Akşam yemeğinden sonra taksiyle gitmek istesem de kabul etmediler karı koca beni havaalanına bıraktılar. Şeyda ablaya eşine nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyordum Şeyda ablayla defalarca sarıldık. “Bak evlenirsen önceden haberim olsun kardeşimi ellerimle gelin etmek isterim” “Abla ortada fol yok yumurta yok daha ne evlenmesi” “Ben bilirim sizinkisi öyle böyle bir birliktelik değil, size verilen bir hediye. Çöp çatan çoktan çöpünüzü çatmış evlenme teklifi alman an meselesi. Zaten o etmezse sen et devir değişti. Beklemenin de bekletmenin de hiçbir anlamı yok hayat o kadar kısa ki bir saniye sonra ne olacağımızı bilemiyoruz. Tabii her önüne gelenin de üstüne atla demiyorum. Bu sözlerim sizin ilişkinize özel” “Günlerin ne getireceğini bilemiyorum Oğuzhan’dan hoşlandığımı biliyorum bu hoşlanmanın sonu…” “Devam etme güzelim, bu gidişatın sonu belli havada aşk kokusu var” dedi bir de kahkaha attı… O kadar güzel kahkahası vardı ki onu duyanlar gülümsedi… Tekrar vedalaştık arkalarından el salladım “Balayında benim otelde misafirim olacaksınız” diye bağırdı ne hoş kadındı uzaktan öpücük yolladım. Uçağım anons ediliyordu turnikeden geçip bindim. Oğuzhan’la görüntülü konuşmuştum ama gerçekten görmek farklı olacaktı. Yol boyunca onu düşündüm neredeyse benden bir baş kadar daha uzundu, ne şişman ne zayıftı, saçları gür ve kesimi çok hoştu, burnu bir erkeğe yakışacak şekilde hafif kemerliydi, dudaklarını düşününce gülümsedim beni o güzel dudaklarıyla öpmüştü gerçi ben çok da farkında değildim. Dişleri bembeyazdı ve ben en çok buna dikkat ederdim, elleri büyük parmakları uzundu. Dış görünüşü düzgün ve yakışıklı sınıfına giren erkek tipiydi. İlk beğenen gözdü beğenilmeyecek erkek değildi. Erkeğin güçlü varlığını hissetmeliydim, bana güven vermeliydi. Asıl önemli olan karakteriydi davranış şeklinde şimdiye kadar bir terslik görmemiştim. Sıkılmadan sohbet edebiliyorduk, hayatını gizlemeden anlatıyordu, duygularını paylaşmayı seviyordu. Ciddiyetini hissediyordum bir erkekte daha başka ne özellikler bana çekici gelip onunla birlikte olmak isteyeyim henüz bunları bilmiyordum bunu zaman gösterecekti. Aramızda beş yaş vardı onun olgun oluşunu seviyordum, hiçbir zaman yaşıt olduğum erkeklere ilgi duymamıştım. Karşıma evet bu dediğim biri çıkmamıştı. Bir gece yarısı Oğuzhan koynuma düşmüştü ve yıllarca ben onda takılı kalmıştım. Tabii bir ara o geceyi ayrıntılı olarak soracaktım. Uçak inişe geçmişti küçük aynamı çıkarıp yüzüme saçlarıma baktım, tenim allığa gerek olmayacak kadar renkliydi, makyajı sevmiyordum mecbur kalırsam rimel ve göz kalemi yeterli geliyordu. Pastel renklerde bir rujda onlara eşlik ediyordu. Kapıdan çıktığım ilk anda onu gördüm, o kadar benim gibi gelmişti ki hissettiğim duyguya şaşırmıştım. Elini uzattı, elimi uzattım birden kendine çekti bedenlerimiz çok uzun yıllar sonra, suya düşmem harici ilk kez birbirine temas ediyordu ve ben bundan çok hoşlanmıştım. Bir an güçlü kollarının keyfine varıp hafifçe kendimi geri çektim anlamıştı uzaklaşıp yüzüme baktı. “O kadar benim gibi görünüyordun ki dayanamadım, seni çok özlediğim için sarıldım, tedirgin ettiysem öz…” Elimi dudaklarına koydum, sözünü bitirmesine izin vermedim “Bende senin gibi hissettim” dedim elimi tutup parmak uçlarımdan öptü. Bir eliyle bavulumu taşırken diğer eliyle elimi tuttu. Ellerimizin temasını hiç yadırgamamıştım. “Arabamı uzağa park etmek zorunda kaldım biraz yürüyeceğiz” “Sorun değil ben halimden memnunum, tek üzüntüm yarın işe gideceksin neredeyse sabah olacak” “Seni beklerken arabada uyudum, ailenin geleceğinden haberi var mı?” Birden durdum beni iki gün sonra bekliyorlardı haber vermek hiç aklıma gelmemişti. “Sürpriz yapmış olacağım” Bavulumu arabasının bagajına koyup oturmam için ön kapıyı açtı. Yanıma bindi “Bir önerim var ama sakın yanlış anlama, yanlış düşüncelerin birazı bile aklına gelmesin bu gece bana gel. İşe geç gideceğim yarın bırakırım” dedi. Sustum ne kadar doğru bir hareket olurdu, güven meselesiydi ve ben ona nedense güveniyordum. Bir kadına isteği dışında bir hareket yapmayacak kadar kendinden emin bir erkek gibi duruyordu. O gece bile arzularının doruğundayken durmuştu. Pislik biri olsa istemesemde devamını getirirdi. “Sana güveniyorum evine gidelim” OĞUZHAN Onu gördüğümde o kadar benim gibi gelmişti ki hissettiklerim karşısında şaşkınlığa uğramıştım, sarılmamda bir o kadar doğallıkla olmuştu. Yasemin’in yasemini çağrıştıran kokusu içime işlemişti. Yasemin kokulu kadınım evet benim kadınımdı tüm bedenim, aklım, ruhum onun benim olduğunu söylüyordu. O bana sarılmasa da benim onun zarif bedenini saran kollarıma tepki vermemişti. Evime gidelim teklifimi kısa süre düşünmüş sana güveniyorum diyerek kabul etmişti. Bir ilişkide olması gereken güven hissinin oluştuğunu bilmek benim için çok önemliydi. Arabayı çalıştırmadan evvel uzanıp emniyet kemerini taktım ona o kadar yakındım ki, dudaklarımızın arasında çok az mesafe vardı ve nefesini tutmuş güzel gözlerini kocaman açmıştı onu öpeceğimi düşündüğünden adım gibi emindim. Kemeri kilidine taktım ondan uzaklaşıp arabayı çalıştırdım. Nefesini dışarı verince dayanamayıp güldüm… “Beni şok etmekten zevk alıyorsun değil mi?” “Öpeceğimi düşündün” Sessiz kaldı ve gerçeği hak ediyordu “Öpmeyi deli gibi istedim senin için henüz erken olduğunu düşündüğüm için kendimi frenledim” Güzel ellerini yanaklarına götürdü “Henüz çok erken, gerçi ben ne erken ne geç bilmiyorum. O gece beni öptün ama beni ben olarak öpmedin” Eskiler bir gün mutlaka açılacaktı, açılmalıydı “İlk seni sen olarak öpmediğimi kabul ediyorum ama odandan çıkarken sen olarak öptüm. Tadını unuttuğumu düşünürken seni hatırladığım an geri geldiler. Kokunu hiç unutmadım, yasemin çiçeğinin kokusu içime işlemiş. Yasemin kokulu kadın…” “Babam beni yasemin kokulu kızım diye severdi” “Haklıymış yasemin kokulu kadınım. Eve geldik stüdyo daire, bir oda bir salon büyük bir yer bekleme” Başını kaldırmış apartmana bakıyordu “Çok yüksek sanki otele benziyor burada rahat edebiliyor musun?” “Akşamdan akşama yatmaya geliyorum, rahat olup olmadığına sen karar ver. Daha çok yeni evlilerin veya benim gibi bekârların oturduğu bir yer. Şimdiye kadar iki çocuğa rastladım” “Gerçi küçük evleri severim, oturacağım evlerde bahçe yoksa mutlaka balkon olmalı diye düşünürüm” O zaman evimi sevecekti, gerçi kiralıktı ileride onun istediği gibi bir yere geçebilirdik. Evden içeri girdim o hala kapı eşiğinde duruyordu. Işıkları yaktım “Gel Yasemin” dedim kız kardeşimin terliğini çıkardım. Bu ne der gibilerden yüzüme baktı, gülümsedim “Kız kardeşimin terliği, geçenlerde annemle birlikte geldiler gelince giyeriz diyerek iki kadın terliği getirmişler” Giydi içeri doğru yürüdü “Evin çok küçük değilmiş” “Asıl manzarasına bak küçük olsa da iki kişinin oturacağı gibi balkonu da var” Balkonun kapısını açıp dışarı çıktı “Evini beğendim dıştan göründüğü gibi değil, İstanbul’un gece manzarasını ilk kez bu kadar yüksekten görüyorum. Çok güzel…” Yanına gidip bedeninin etrafına demirlere ellerimi koydum “Senden daha güzel değil, hayatıma hoş geldin Yasemin. İyi ki geldin sanki yarımdım seninle tamamlandım” dedim sırtını göğsüme yaslayınca beline sarılıp iyice kendime çektim “Hislerimiz o kadar birbirine benziyor ki” dedi. Duygularını ifade etmekten çekinmiyordu bu da bana olan güvenini gösterirdi. Onu öpmek istediğimi bilse tepkisi ne olurdu. Kollarımda çevirdim kolları kıvrılmış olarak göğsümün üstünde duruyordu. Başını kaldırmamıştı “Yasemin” diye fısıldadım başını kaldırdı… “Korktuğumun farkında mısın?” “Benden korkma” “Korkum senden değil çok yüksekteyiz, ya arkamda ki balkon korkuluğu kırılırsa” İster istemez güldüm “Ben seni tutarım kollarımdan gitmene izin vermem” Kollarını indirip belime sarıldı başını göğsüme yasladı. Kalbimin gümbürtüsünü duyuyor olmalıydı başını tekrar kaldırdı dudaklarına hafif bir tebessüm vardı. Bakışları dudaklarımdaydı hazırdı onu öpmeme hazırdı. Kollarımdayken döndüm ilk gerçek öpücüğümüzün o korkuyu düşünürken olmasını istemiyordum. Sırtı eve dönüktü biraz daha kendime çektim vücudunun kıvrımlarını bedenimin her yerinde hissediyordum. Hayatımda hiç böyle bir an yaşamamıştım, aslında yaşamıştım o hislerim yüzünden bunca yıldır ruhum onu aramıştı. Dudaklarına ilk önce hafif bir öpücük kondurdum tepkisinin ne olacağını bilemiyordum. Bekliyordu nefesi hızlanmıştı, kollarımı bedeninden ayırdım başını ellerimin arasına aldım. İlk önce alnından, sonra yarı kapalı gözlerinden öptüm, yanaklarından dudaklarına ulaştım. Elleri göğsümden inmiş gömleğimin iki yanını tutuyordu. Topuzunda ki tokayı çıkardım saçları şelale gibi omuzlarına dökülürken yasemin kokusu fazlalaştı. Dudaklarının tadı anılarımdan çıkıp bir bütün halinde damarlarıma yayıldı. Ne güzeldi, ne tatlıydı karşılık vermiyor öylece anı yaşamaya çalışıyordu. Elleri göğsüme oradan da boynuma doğru çıkarken kollarımı incecik beline doladım. Dudakları dudaklarımın içindeydi tam teslimiyetle kendini bırakmıştı öpüşüme karşılık vermeye başladığı anda istediğim gibi öpmeye başladım ağzının derinliklerindeydim. Beni zevkle kabullendi. Dudaklarının tadına doyamıyordum biraz daha devam edersem kendimi dizginleyemeyecektim. ****
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD