Cihangir'in anlatımıyla devam Dicle’yi yukarıda hazırlanması için bırakıp avluya indim. Mizgin hala oradaydı. Olduğu yere çivilenmiş gibi, şok içinde bekliyordu. Onu görünce kaşlarım kendiliğinden çatıldı. "Mizgin? Sen hala gitmedin mi?" Bana döndüğünde gözlerindeki o öfkeyi gördüm, hem de ne öfke! Ama benim de sabrım taşmıştı artık. "Ağam... Beni neden yolluyorsun? Ben ne yaptım ki sana?" dedi. Sesi titriyordu, ağladı ağlayacaktı. Karşısına dikilip gözlerimin içine bakmasını sağladım. "Bak Mizgin, sana kaç kere söyledim. Kendine çeki düzen ver dedikçe sen daha beterini yapıyorsun. Anladım ki senin akıllı uslu davranmaya hiç niyetin yok." "Cihangir ağam, valla bir şey yapmadım..." Elimi havaya kaldırıp onu susturdum. Daha fazla dinlemek istemiyordum. "Yeter Mizgin! Şimdi gidiyors

