Dicle' nin anlatımıyla devam Cihangir… İsmi aklımdan geçtiği anda bile dudaklarımın kenarı istemsizce yukarı kıvrılıyor. Sanki bir kelime değil de, içimde bir yere dokunan sıcak bir his. Bir yanım, “Güven,” diyor, “bu adam seni gerçekten seviyor.” Diğer yanım ise susmuyor. Mizgin’i hatırlatıyor bana. Onun varlığını. Onun yuvasını. Bazen kendime kızıyorum. “Dicle,” diyorum içimden, “sen kimsin de bir başkasının hayatında bu kadar yer tutuyorsun?” Mizgin’in yerine kendimi koyduğum anlar oluyor. O zaman boğazım düğümleniyor. Sanki bilmeden, isteyerek ya da istemeyerek bir yuvayı dağıtmışım gibi hissediyorum. Ama sonra Cihangir’in bakışı geliyor aklıma. Sesi. Bana “güzelim” deyişi. Elime verdiği doğum kontrol hapını gördüğümde içimde tuhaf bir sıcaklık yayılmıştı. Şaşırmıştım. Hatta bi

