Cihangir’in anlatımıyla devam Dicle beni öptüğünde, bu benim için açıkça bir kabul edişti, bir davetti ve ben bu davete hayır diyecek biri değildim. Dicle’nin teninde gezinen dudaklarım, ellerim… Sanki bana cenneti yaşatıyordu. Dokunduğum her noktada yaşadığım haz artıyor, daha fazlası için yanıp tutuşuyordum. Dicle’nin titreyen bedeni altımda zevkle kıvranıyordu. Gözlerini kapatıp dudaklarını dişlemesi, kendini tamamen bana bıraktığını anlamamı sağlıyordu. Dicle’nin içine girip sertçe git gel yaparken aynı anda boşaldık. İçinden çıkmak aklımın ucundan bile geçmiyordu. “Diclem, sana doyamıyorum,” dedim kulağına fısıldayarak. “Bitti mi, Cihangir?” diye sordu. “Daha yeni başladık. Sabaha kadar sevişeceğiz, seni doya doya sikeceğim.” Dicle’nin gözleri büyüdü. “Sabaha kadar mı?” “Hi

