Yazarın anlatımıyla devam Gecenin karanlığıı Diyarbakır’ın üstüne çökmüşken konakta nefes almak bile zorlaşmıştı. Cihangir ağa, yaptığı ile tüm dengeleri altüst etmiş ve herkese büyük bir fırtınanın geldiğini duyurmuştu adeta. Bu fırtınanın ilk adımı Mizgin’in odasındaydı. Elindeki vazoyu duvara savurduğunda içindeki acının biraz olsun hafifleyeceğini sanmıştı. Parçalanan vazo birlikte boğazındaki düğüm çözülmedi, aksine daha da sıkılaştı. “Bunu bana nasıl yapar?” Sesi titriyordu, öfkeden çok incinmişlik taşıyordu. “Onca yıl… Onca fedakarlık… Hepsi bu kadar mıydı?” diye düşündü haklı bir tarafı olamadığını bile bile. Aynaya bakmak istemedi. Çünkü aynadaki kadın güçlü değildi. Kaybedendi. Elinden alınmış bir hayattı o yansıma. Kapı hızla açıldığında Evin içeri girdi. Gözleri yerde

