Odanın ağır havası ciğerlerime dolarken zihnimde tek bir cümle yankılanıyordu, "Düşün Dicle, düşün... Bu azgın teke yine durmayacak, belli." Cihangir Ağa’nın gözlerindeki o doymak bilmeyen bakış üzerimde geziniyordu. Bedenim yorgundu, ruhum ise çoktan teslim bayrağını çekmişti. Ama bu sefer durum farklıydı. "Kanamam var Cihangir Ağa," dedim sesimin titremesine engel olamayarak. Bir anda duraksadı. O sert, taviz vermez yüz hatları gerildi. Kaşları çatıldı, yüzüme sanki ilk defa görüyormuş gibi dikkatle, biraz da endişeyle baktı. "Neden daha önce söylemedin?" dedi sesi gürleyerek. "Hemen kalk, doktora gidelim!" İçimden acı bir gülüş yükseldi. Doktora mı? Ne diyecektim o beyaz önlüklü kadına? “Azgın teke bir rahat vermedi, üst üste zorladı, şimdi de kanamam var” mı diyecektim? Utancımd

