Mevsim geçişi yavaş yavaş kendini belli eidyordu. Artık akşamları üstüme hafif bir ceket alma ihtiyacı hissederken, havanın da birkaç hafta öncesine kadar daha erken karardığının farkına varıyordum. Güneş'ten ayrılalı yirmi gün kadar olmuştu ve arkasında koruması vardı. Ama beni tehdit edenle ilgili hâlâ bir iz yoktu. Günden güne tehditlerin sayısı da artıyordu üstelik. Önce günde bir kere aranıyordum. Sonra günde ikiye çıktı. Üç, dört derken günde on beş kere aranmaya başladım. Bir akşam şubeden çıktım, eve gidiyordum. Arabamı bakıma bırakmıştım. Otobüsten indikten sonra eve yürürken arkamda bir karaltı hissettim. Bana öyle gelebileceğini düşündüm ve yoluma devam ettim. Arkamda olduğunu hissettiğim karaltı beni iyice tedirgin etmişti. Onu kandırmak için sola döner gibi yapıp ani bir

