Bana kalbini ilk defa açacak zannettim . Ancak konuşmadı . Sanki kafasında tartmıştı . Anlatmamayı tercih etti . Zorlamadım . Er ya da geç birbirimze karşı tamamen savumasız olacaktık zaten . Bu istediği zaman olmalıydı ama meraktan içim içimi yiyordu . O bana bu kadar yardımcı olurken benim ona ulaşmamam beni üzmüştü . Bunu nasıl ona kırmadan söylerim diye düşünüyordum . " Neden anlatmak istemiyorsun ? " diye sordum . Nedeni bana olan güvensizliğinden miydi ? Tuğkanı ilk gördüğümde içim ısınmıştı . Belki de o banan karşı bu lkadar yakın hissetmiyordu . Biliyordum . Çok çabuk ona bağlanmıştım ama içimden böyle davranmak geliyordu . Duygularımı bastırmak istemiyordum aksine yaşamadığım tüm duygular en derinlerimde hissetmek istiyordum . Zihnimde artık zehirli sarmaşıklardansa çiçekler açsın istiyordum . " Zaten yeterince derdin var bir de ben eklemek istemiyorum . Elimin üzerine elini koyup " Seni üzmek değil mutlu emek istiyorum Julide . Ayrıca zamanı geldiginde elbet neyin bu kadar kafama takıldıgını öğreneceksin " dediğinde tuttuğu elimi bende sıkıca sarıp destek olmak istedim . " Ne olursa olsun yanımda olduktan sonra üstesinden gelebilirim " dedm . " Başka zaman konuşuruz bunları " dedi . O yüzünden hiç eksik olmayan parıltılı ifadesi geri geldi . Gülümsemeye çalışıyordu . " Hissettiğin gibi davranmanı istiyorum " . dedim elerimiz hala birbirine kenteliyken . Ellerim her zaman soğuk olurdu . Şimdi onun sıcacık elleribenim ellerimi de ısıtıyordu . " Hisleri dışa vuramamak insanı yiyip bitiriyor " dedim . Kısa bir soluk aldıktan sonra " İyi biliyorum " dedim kısık bir sesle . Konuyu değştirmek istedi . Ben de ona uyum sağladım . " İlk kez de el ele tutuşuyoruz he " dedi çocuksu bir sesle . Sanki yirmilerimizde değilmişiz gibi davranıyorduk . Çocuk ruhuna ortak olmak beni sank tekrardan inşa ediyordu . " Neyiz biz liseli aşıklar mı ? " dediğimde " Aşıklar olabiliriz hanımefendi " dedi . Gülümsüyordu . " Doksanlı yıllarda yaşasak ne güzel olurdu hatta belki de seksenlerde " dedim . " Cidden ama bana fark etmez sen olduğun her dönemde yaşarım ben " deiğinde karnımda kelebekler vadisi varmış gibi kıpır kıpırdı . Ancak bu güzel anın büyüsünü bir ses bozdu . Bu ses benden geliyordu . Benim karnımdan ! Karnımın guruldamasıyla utançla tuttuğu elimi çekip karnıma bastırdım . Tuğkan çalayana kadar gülüyordu . Yerin dibine girecektim . Hemen nazladım . Nazım ona geçiyordu . Bunu bilmek çok güzeldi . Konforlu hissetiriyordu . " Senin karnın hiç guruldamıyor mu ya ? Bu normal insan reaksiyonu " diye savunma yaptım . " Utanman komik olan " dediğinde daha da çekindim . Yüzüm alev alevdi . Yanaklarımın kıpkırmızı olduğunu hissediyordum . Tuğkan ağzıyla çıkan sesi taklit ettiğinde ikimizde gülüyorduk . Bugün ne olmuştu ? Ne kadar yorulmuştum hiçbir önemi yoktu . Yanındayke kendimi özgürlüğüne kavuşan kavesten kaçıp gökyüze sahip olan bir kuş gibiydim . Küllerimden doğan bir anka gibiydim . Ben onun yanımda istediğim her şeydim . Ufak bir çocuk , genç bir kız bazende cephede vuralmuş bir yaralı . . . Sevginin verdiği bir özgürlük vardı . Aramızda ne bir kıskançlık ne de bir kısıtlama vardı . Umarım hep böyle devam ederdi . " yemek yemeye gidelim " dediğinde ikletmeden onayladım . Kurt gibi açtım . Güzel bir esnaf lokantasında yemeğimzi yedik . Okuldan , özel deeslerden ve kitaplardan bahsediyorduk . Bazen konudan dikkatim dağılıyordu . Onun güzelliği dikkatimi dağıtıyordu. Heyecanlı heyecanlı sevdiği kitaplardan bahsediyordu . Onu dinlerken ve izlerken yemek yemek çok zor oluyordu .Bunu fark ettiğinde " yemeği beğenmediysen ba- " sözünü kesip " Hayır hayır çok güzel " dedim . " ben bitiriyorum bak alırım tabağını önünden dikka et " dediğinde güldüm . Akşama doğu eve döndük . Binadan merdivenleri çıkarken Gülten teyzenin katına geldiğimizde kapı açıldı . Çıkan oydu ." Tuğkan , oğlum nasılsın ?" dedi ben yokmuşum gibi . " iyiyim gülten teyzecim sen nasılsın " diye yanıt verdiğinde " İyiyim oğlum şükür " dedi sonunda beni de fark ettiğinde " Napıyorsun bu zilli kızla " dediğinde yine lafı yemiştim . " Beraber yemeğe çıkmıştık " dedi tuğkan . " yoksa siz . . . " dediğinde Tuğkan elimi tuttu . " kız arkadaşım " dedi . " Oğlum ben seni kızıma alacaktım ama " dediğinde Tuğkan gülüyordu ama benim moralim bozulmuştu " Sen nasıl bir kızsın güzelim oğlanı kaptın" dedi sinirli bir şekilde bana gülten teyze . " Ben eve çıkayım " diyip Tuğkanın elinden elimi çekip yukarı çıkmak için merdivenlere yöneldim . İkisi hala konuşuyorlardı ancak umursamadım . Belki de dışardan onunla uyumusuz görünüyorduk . Tuğkan benim yanımda fazla parlak kalıyordu belkide .Umutsuz ve kırgın bir kızın yanında güneş gibi bir çocuk . Evin önüne geldiğimde anahtarı bulmak için çantamı karıştırıyordum . O sırada tuğkan merdivenleri hızlı hızlı çıkıp yanıma geldğinde dar apartman koridorunda karşı karşıya kaldık . sırtıma kapının yanıdaki duvara yaslayıp önümden geçip katına çıkması için yol verdim . " Görüşürüz " dedim ve ona bakamdan çantamın içinde anahtarı aramaya devam ettim . Bu sırada önümdn geçip gitmesini beklediğim tuğkan tam karşımda durup beni kendi ve duvarın arasında bıraktığında anahtarı aramayı bıraktım . Ancak kafamı kaldırıp ona bakmaya çekiniyordum çünkü ağlayabilirdim . Bu ufacık şey yüzünden ağlamak istemiyordum ancak kendimi kötü hissetmiştim . İnsan en çok sevdiğine kırılık boşuna dememişlerdi . " Jülide " dedi . Biraz ağilip yüzlerimizi denk getirmek istedi . Kafamı kaldırdım . " Seni seviyorum " dedi sadece bu uzun uzun paragrafların özeti gibiydi . " Kimse umurumda değil " dedi ve ekledi " Gülten teyzeyi biliyorsun işte " dedi . Yüzlerimiz çok yakındı . Gözlerim ister istemez onun dudaklarına gitti . Tekrar gözlerine baktığımda benden onay alamak isterder gibiydi. İlk öpücüğümü şuan burada alabilirdim . Sonsuzca sevdiğim insandan ufak bir buse almak istiyordum . Gözlerimi kapattım ve yüzümü ona biraz daha yaklaştığımda tuğkanın nefesini yüzümüde hissedebliyordum. Anahtar kilidinin dönmesiyle evimin kapısı açıldı . kapıyı açan ağabeyimdedi . Tuğkan geriye çekildiğinde gıcık tutmuş gibi öksürdüm . " İçeri gir Jülide " dedi . Ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdiğimde ağabeyim kapıyı örttü . Tuğkan ve Pamir apartmandalardı . Ağabeyim ona bir şeyler diyordu ancak tam anlaaıyordum . Birkaç dakika sonra ağabayim içeri girdi . " sen bu çocuğu ne zamandan beri tanıyorsun ki iç içesin böyle ! " diye sordu . Bildiğin bana hesap soruyordu . İlk başta pamirin bizi tuğkanla bu kadar yakın gördüğü için utansamda şuan sinir küpüydüm . " Bana hesap soramazsın " dedim . Erken olduğunu biliyordum ancak bana göre ve tuğkana göre yani bize göre erken değildi . Üçüncü bir kişyi ilgilendirmezdi . Hele de bu kişi beni terk eden ağabeyimse . " Ahlaksızlık yapma " dediğinde sesimi yükselltim . " Ne diyorsun sen ? " diyip ona doğru ilerledim . Tek kaşını kaldırıp " Dövecek misin ? " dedi imalı bir gülümsemeyle . " Uzak dur benden . Ben sana karışıyor muyum ? " dedim . " sen bana karışamazsın . " dediğinde ben de " Sen de bana " dedim . "Aptalsın cidden " dedi . Onunla tartışmak mümkün değildi . Odama geçip kapıyı sertçe üstüne vurdum . Sensin aptal . Bu güzel geçen günü illaki sabote edecekti yani . Sanki bana kastı vardı . Benim iyiyliğimi düşündüğü için böyle davarandığını bilsem onu dikkate alıp orta bir yol bulmaya çalışabilirdim ancak sırf uyuzluk yapmak için böyle davrandığını biliyordum . Kendi mutsuz olduğu için etrafındaki insanların da mutsuz olmasını istiyordu .Karanlık bir kalbi vardı . O zehirli ruhuyla nasıl yaşıyabiliyordu aklım almıyordu . Ağabeyimin gözlerine baktığım zaman sadece karanlık görüyordum . Siyah derin bir boşluk . Ağabeyimi gülümsediğini bile hatırlamıyordum . Tuğkan ve Pamir o kadar zıtlardı ki . Belkide Tuğkanı bu kadar sevme sebebim beni üzen ve yıpratan ağabeyime hiç benzememesiydi . Asla benzesinler de istemiyordum zaten . Birkaç haftadır burada olmasına rağmen ömrümden ömür yemişti ağabeyim . Siyah ve beyaz gibiydiler . Acaba biz tuğkanla nasıl görünüyorduk ? Güneş ve aya benzetebilridim aslında . Tıpkı gece ve gündüz gibi . . .
Kampüsten çıkıp durakta oturdum . Derslerimin hepsi sabahtı . Tuğkana mesaj yazıp durakta beklediğimi söyledim . Ders çıkışı kahve içmek istemişti . Tuğkan geldiğinde Cafe Hill ' e yürümeye başladık . Üniversite çevresinde en güzel kahvelerin yapıldığı yer burasıydı . Kafenin girişine geldiğimizd boğazıma bir yumru oturdu . Buraya dahaönce kalabalık arkadaş grubumla geliyıordum . Hayatın insanı nereeden nereye sürükleyeceği belli olmuyordu . Daldığımı far eden tuğkan " Buradan düşmüştün hatırlıyot musun ? " dedi . Tebessüm edip " ve sen beni tutmuştun " dedim " Evet evet ben senin kahramanınım " dedi . Gülerekiçeri girdiğimizde Direkt gözlerim sürekli Doğukanlarla oturduğum masaya gitti . Ben hariç hepsi orada oturuyorlardı . İçeri girdiğimizde ilk fark eden Buğlem olmuştu . Buğlemin nereye baktığını meerak ettiklerinde hepsinin bakışları beni ve tuğkanı buldu . " Kahveleri alıp çıkalım " dediğinde onu onayladım . Onların masasından lara kalkıp yanıma geldi . " Nasılsın Jülide " dediğinde şaşırdım ." İyi . Sen ? " dedim kısaca . Samimiyelerine inanmıyordum . Bir kere o ba koptuğunda geri düzelemezdi . " iyi " dedi . Başımı sallayıp Tuğkana baktım . Kahve için sıra bekliyordu . Lara bir şeyler söylemem için bekliyordu ancak diyecek bir şeyim yoktu . " tuğkanla nasıl gidiyor ? " diye sorduğunda bu haddi kendinde nasıl bulduğunu merak ettim . " Beni niye dışladınız ? " diye sordum buz gibi sesle . Lara bu ani soru karşında durakladı . " Jülide . . . " dedi . " Evet " dedim . Hızlı ve net bir şekilde söylemesi için baskı kurmak istedim . " Mirzaya bizimle konuşmak istemediğini söylemişsin ne yapabilirdik ki ? " ddiğinde şok olma sırası bana geçmişti . " Ne demişim ? " diye sordum . " Tuğkan da bizimle konuşmanı istemiyormuş " dedi ve endişeşli bir sesle konuşmaya devam etti . " Seni çok özledim Jülide o yüzden kendimi tutamayıp konuşmak istedim . " dediğinde öylece duruyordum . Mirza aramızı bozmak için yalan mı söylemişti ? ne zannediyordu arkadaşlarımla aram bozulmasın diye onu seviyor gibi mi yapacağımı düşünmüştü . " Tuğkan yanıma geldiğinde elinde iki bardak kahve vardı ." Merhaba lara " diyip selam verdi . " Merhaba " diyip bana döndü . " Görüşüz jülide " dedi ve masaya geri döndü . Tuğkanın elinde kahvelerin birini alıp kafeden çıktık . " Arabam karşı kaldırımda " dedi ve yürüyü arabaya bindik . Kapımı açıpyine önce beim binmem için nezaket göstemişti . Ancak şuan önemli olan Laranın söyledikleriydi . Mirza arkadaşlarımla aramı bozmuştu . Bu kadar bencilce bir hareketi nasıl yapabilirdi . " Anlatmak iister misin ?" diye sordu Tuğkan . Birmze saygı oluşumuz çok güzeldi . Ne kadar bir ilişkimzi olsada birbirimizin sınırlarına dikkat ediyorduk . " Biraz uzun ama " dedim çünkü her şeyi en başdan anlatmak istiyordum ki objektif bir yorum yapabilsin . " Dİnliyorum " dediğinde anlatmaya başladım . En başından sonuna kadar taraf tutmadan gerçekleri söyledim. . " sonra da lara böyle dedi sen gelmeden önce " dedim . " hala çok içindeyim bu yüzden laraya bir şey diyemedim . " diye de ekledim . Tuğkanın direksiyonu tutan parmak uçları bembeyaz olmuştu . Sİnirden direksiyonu sıkıyordu . Arabayı yol kenarına çektiğinde neden drduğumuzu anlamadım başta . Sonradan direksiyonu tutan ellerini geveşetti ve derin derin nefes alıp vermeye başladı . " Tam bir şerefsiz " dediğinde Mirzaya sinirlendğini anladım . Bir şey söyleyip onu dha da sinirlendirmek istemediğim için sustum ve sakinleşmesini bekledim . Biraz bekledikten sonra " Ne yapacaksın şimdi ? " diye sordu . " Bilmiyorum . . . Bir yanım gerçekleri söylemek için arkadaşlarımı geri kazanmak için can atıyorken diğer yanım çıkacak tartışmalardan kalp kırgınlarından çekinip hiç bulaşmamamı söylüyor . Biraz düşünmeliyim " dedim . Başını ileri geri sallayıp " Anlıyorum " dedi . " Umarım en doğru kararı verirsin " diyerek de konuşmasına devam etti . " Umarım " dedim . Ardından iki tane özel derse gittim ve günüm bitmişti bu özel dersler yüzünden kendime hiç vakit ayıramıyordum . Aslında bir dershaneyle konuşup hafta sonları orada çalışabilme imkanım olsaydı daha rahat olabilrdim . vizelerde yaklaşıyordu çünkü ne ara vakit çalışcaktım ki . Geçen yıllarda yaptığım gibi uykusuz bir şekilde sabah akşam çalışmak istemiyordum ve geçen dönemi ucu ucunu alttan deers bırakmadan bititebilmiştim . Birkaç dershaneyle görüşmeyi kafama not ettim . Cv hazırlayıp bırakabilirim diye düşünüyordum . Dersten çıkıp eve doğru yürürken karşı taraftan gelen Mirza ile karşılaşmam günün en tatsız anını yaşamama ebep olmuştu . . .