Bir yıl... Her akşam Tuğrul'la aynı yastığa baş koyduğumuz, her sabah da aynı güne gözlerimizi açtığımız bir yıl... Bazen inanamıyordum buna. Bundan bir buçuk sene kadar önce, günün birinde bir adamla tanışacağımı ve o adamın tüm hayatım olacağını asla düşünemezdim oysaki. Ona çabuk alışmıştım ben. Sanki hep benimleymiş gibi... Onsuzken nasıl olduğumu bile çoktan unutmuştum. Mesela o ne zaman eve geç gelse gözlerim hep yollarda kalıyordu. O gelmeden asla uyumuyordum. Uyumayı bırak, yatağa dahi onsuz girmiyordum. Çünkü o olmadan hem odamız hem de yatağımız soğuk ve ıssız görünüyordu gözüme. O evde bana ışık olan, içimi ısıtan tek kişiydi Tuğrul. O olmasa, aylardır işitmek zorunda olduğum laflara kesinlikle dayanamayacağımı biliyordum. Çocuğum olmuyordu... Gerçekten olup olmadığından emin

