Suzan oturduğumuz kafede gözlerini benden ayırmıyordu. “Anlat hadi ne oldu?” diye sordu. Kahvemi karıştırırken mırıldandım. “Bir şey olmadı.” “Çok dalgınsın Ela.” diye yorumladı beni. Evet haklıydı, kahvemi yudumlayınca aslında şeker bile katmadığımı farkettim. “Ela, sen ve CEO arasındaki gerilimi görüyorum. Ne oluyor? Bana anlatabilirsin.” diye söyledi. CEO derken sesini kısışı dikkatimden kaçmadı. Yutkundum, bakışlarımı kahveme indirdim. “Bu biraz karışık.” diye mırıldandım. “Ela.” dedi elini elime koyarak “Karmaşık da olsa anlatabilirsin.” Dudaklarımdan engelleyemediğim bir iç çekiş çıktı. “O ve ben onun ofisindeydik. Şey… Bir fotoğraf gördüm. O ve ünlü model Gözde Açıkalın’ın.” “Vay canına. Hala eski sevgilisinin fotoğrafı mı duruyor hemde baş ucunda.” Suzan gözleri iyice açıl

