Hilal Kafenin önünde duran korumalara bakıyordum. Ciwana Kezban'la birlikte bir çay içmek istediğimi söylediğimde korumaları da almamı söylemişti. Ben yine de bu durumu anlayamıyordum. Yani biz şimdi tek başımıza bir yere gidemeyecek miydik? Kezban'a hiç yabancı gelmemişti sanki. Hiç yadırgamadı bu durumu. Arabayla geldik, oturduk, konuşmaya başladık. - Sen Ciwan Ağa'nın karısısın. Ben Boran Ağa'nın kız kardeşi. Dostu olduğu kadar düşmanı da bu adamların. Biz hep böyle geziyoruz yani dedi. - Buna nasıl alışılır bilmiyorum? dedim. Dikkatimi Kezbana verdim. Derin bir nefes aldım. Belki Efsun bana kızardı ama Kezbana anlatmak istiyordum. Efsun kötü biri değildi. - Efsun on dokuz yaşında, anne ve babası ölünce amcası onu Zahid Ağaya satmış. Üçüncü karısı olarak diye başladım. Boran Ağay

