Ateş'in yatağının üzerinde bir o yana bir bu yana dönerken uyuya kalmıştım. Kendime geldiğimde ise çoktan akşam olmuştu ve acıkmıştım. Hem gidip bir şeyler hazırlamalıydım hem de Lina ile konuşmalıydım. Odadan çıkıp aşağı indim. Mutfağa girdiğimde Lina'yı da burada gördüm. Sandalyeye oturmuş bira içiyordu. Biralar sadece Ateş'in çalışma odasında oluyordu. Demek ki oraya girecek kadar yakınlardı. Ben bile girmemiştim o odaya. "Daha iyi misin?" Bardağını masaya bırakıp başını salladı. "İyiyim, toparlanmaya çalışıyorum." Buzdolabını açtım. "Açsın değil mi? Yemek yapacağım." "Olur, ben de acıkmıştım zaten." Dolaba göz gezdirirken o birasını içmeye devam etti. Ne yeseydik ki bugün acaba? Bir kadın için en zor kısım. Ne yiyeceğine karar vermek... Pirinç pilavı, salata ve köri soslu tavuk

