ELA
Sonunda Dubai’den yatırımcılar gelmişti. Miran ile bu zamana kadar her gün çalıştık. İş hakkında da bu sayede her şeyi öğrendim.
Miran ile geçirdiğim zamanlar çok güzeldi. Onunla konuşmak, muhabbet etmek çok güzeldi. Bazen bir ömür birlikte yaşamamışız gibi hissediyordum.
Dubaili yatırımcılara tercümanlık yaptım. Her an yaşlarındaydım. Tabi bu sayede de Miran ile de çok yakındık.
Miranın projesini çok beğendiler. Dubai’de yapılmak istenen otel hakkında çok güzel övgüler yağdırdılar.
Bugün tekrardan bir görüşme yapıp sözleşme imzalayacaklardı. Toplantı odasında onları bekliyorduk.
Dubai’li yatırımcılar sinirle odaya girdi. Onlar arlarında Arapça konuştuktan sonra bana döndüler. ‘Patronuna söyle bu iş iptal’ dedi bir tanesi. ‘Neden? Düne kadar hiç bir sorun yoktu. Şimdi ne oldu?’ Dedim.
Bu sırada bu konuşmayı Mirana daha tercüme etmemiştim.
Diğeri cevap verdi. ‘Bugün bir adam geldi. Miran Atabey’in ailesinin katil olduğunu söyledi. Adamın babasını öldürmüşler ve kimse cezasını çekmemiş. Üstelik seni de kaçırarak evlenmiş. Bir nişanlın olduğunu söyledi. Bu durum hisselerimizde düşüşe sebep olur.’ Dedi.
‘Bakın Muhammed bey, bunları kim söyledi bilmiyoruz ama bunlar bizimle iş ortaklığı yapılmamanız için yapılan spekülasyonlardır. Bizim bunlarla uzaktan yakından ilgimiz yoktur. Mardin’de çok köklü bir şirket olduğumuz için bizimle uğraşan sektörde pek çok şirket bulunmaktadır. Eminim siz de bu tarz sorunlarla kaşılaşmak durumunda kalıyorsunuzdur. Bizler bu yalan haberlere inanmamanızı ve doğruyu bizden dinlemenizi tercih ederiz’ dedim.
Muhammed bey sandalye çekip oturdu. Bu sırada durumu Mirana aktardım. Biraz gerildi.
Bu saçma haberleri kim yapıyordu, bende merak ediyordum. Üstelik kaçırılarak evlendiğimizi biliyordu. Acaba Miranın ailesi hakkında söyledikleri de gerçek miydi? Katiller miydi?
Miranla konuştum. ‘Onları ikna etmek için ne demeliyim.’ Diye sordum.
‘Doğruları söyle’ dedi. Kafam iyice karıştı. Doğrunun ne olduğunu bile bilmiyorum ki ben.
Muhammed bey konuşmaya başladı. ‘Bu şekilde ki haberler için ne tür önlemler alacaksınız. Adamlar çok cesaretli kapımda korumam olmasına rağmen o içeri girip benimle bunları konuştu. Bu dedikleri doğru mu?’ Diye sordu.
‘Muhammed bey, yaptıkları cesaret değil deliliktir. Bize yaptıkları arkadan saldırmaktır. Gerekli saha da her türlü mücadeleyle kazanacağımıza eminim.’ Dedim.
Muhammed bey yanındaki iş adamıyla konuşuyordu.
Onları ikna etmek için bir kaç şey daha söylemek istedim. ‘Eşimin ailesi büyük bir ailedir. Onlarla her gün çok güzel zaman geçiririm. Hiç birinin bir katil olduğuna inanmıyorum. Eşimle de severek evlenmedik ama zaten bu çok sık rastlanan bir durum. Bize zarar vermek amacıyla yapılan bu durumu lütfen göz ardı edin. Bizlerde bundan sonda gerekli önlemleri alalım’ dedim.
‘Muhammed bey, yanındaki adamla tekrar konuştu. Bu sırada bende durumu anlattım. Artık karar verme zamanıydı.
Biraz sonra Muhammed bey bize döndü. ‘ Miran beyin ve sizin samimiyetinize güvenmeye karar verdik’ dedi.
Bu sözüyle içime su serpmişti. El sıkıştık. İmzalar atıldı. Sonunda Miran çabalarının karşılığını almıştı.
İşimiz bitikten sonra Dubaili yatırımcılar gittiler. Miran oda da tek kalınca bana sarıldı.
‘Senin sayende yatırımcıları ikna ettik. Çok teşekkür ederim’ dedi. ‘Önemli değil. Bu süreçte yardımcı olduğum için çok mutluyum. Keşke işime devam edebilsem’ dedim. Bu süreç geçiçydi. Yatırımcılardan sonra gene konaktan dışarı çıkmayacaktım.
Üstelik bana mektup yazan bir sapığım varken bunu yapmak pek mümkün olmazdı. Elimi kolumu sallayarak dışarı çıkarsam sonum belliydi. Bunu düşünmek dahi istemiyordum.
Bana zarfın içinde fotoğrafımı gönderdiği günden beri başka bir zarf almamıştım. Başka bir mektup yoktu ama korkum zamanla azalsa da hala içimdeydi.
Nasıl olmasın ki? Miranla tehdit ediliyordum. Şimdi bir şey yapmasa da ilerde yapacağı kesindi.
Ona bunu söylemekten de korkuyordum. Çünkü geçen sefer olaydan sonra Miran onu öldüreceğini söylemişti.
Eşimin hapse düşmesini istemiyordum. Katil olmasını asla istemiyordum.
Belki bizim için bir umut vardı o da bu şekilde mahvolsun istemiyordum.
Miranla çalışmak bana sorunlarımı unutturuyordu. Burada yaptığım işi seviyordum. Devam etmek de istiyordum.
Miran işime devam etmek istediğimi söylediğimde biraz şaşırdı. ‘Beni böyle yarı yolda bırakacağını mı düşünmüştün. İşin sonuna kadar birlikteyiz. Belki de daha uzun bir süre’ dedi gülümsüyordu.
‘Gerçekten mi? Devam edecek miyim?’ Diye sordum. ‘Tabi ki’ dedi.
Çok mutlu oldum. Ona sarıldım. ‘Çok teşekkür ederim Miran. Burada çalışmak bana iyi geliyor’ dedim.
Kafasını salladı.
MİRAN
Yatırımcılar için Ela ile birlikte çalışırken onunla daha fazla vakit geçirdiğim için mutluydum.
Benden hoşlandığını tahmin ediyordum. Bazen gözünün önüne gelen bir tutam saçını kulağının arkasına sıkıştırıyordum. Bazen de ona bir gül veriyordum. Mutlu oluyor utanıp kızarıyordu.
Benimle birlikte aynı yatakta uyumak için bir adım atmıştı. Bu bizim için önemliydi. Onu zorlamak istemiyordum.
İstemediği bir şey yapmasını istemezdim. Onun da en az benim onu istediğim gibi beni istemeliydi.
Aynı yatakta yatmaya başladığımız günün sabahından beri Ela’da bir sorun vardı. Durup durup gözü dalıyor. Bazen odaklanamıyordu. Çözmeye çalışsamda bu sorunu anlayamadığım
için bir şey yapamıyordum. Eminim bana güvenip bir gün söyleyecektir diye düşünüyordum.
Dubaili yatırımcılarla harika bir iş çıkarmıştı. Bu işin sonuna kadar onunla gitmek istiyordum. O da bunu istediği için kabul etti.
Ama aklımda bir soru vardı. Dubaili yatırımcılara ailemin bir katil olduğunu söyleyen kişi kimdi? Ela ile zorla evlendiğimizi biliyordu. Bunu sadece iki aile biliyordu. Nerden öğrenmişti?
Ofisindeki evrakları isteyen adamlarla aynı kişiler miydi? Dostumuzdan çok düşmanımız vardı.
Adamlarıma durumu bildirdim. Hemen bunu kimin yaptığını bulmalarını söyledim.
Dubaili yatırımcılar bizim otelde kalmışlardı. Hemen oteldeki odalarına çıkan kameraları inceledik. Kim olduğunu bulmaya çalıştık. Bir kaç şüpheliyi bulunca takip etmeleri için adamlarıma bildirdim.
Geçen sefer ki evrak olayındaki adam kaybolmuştu. Peşine taktığım adamı atlatmış ve evinden kaçtıktan sonra bir daha bulunamamıştı. Bir kaç gün sonra da ölü bulundu. Demek ki benimle uğraşan adamlar güçlüydüler.
Sonunda kim olduğunu bulacaktım. Benden ve ailemden ne istiyor öğrenecektim.
ELA
Şubat gelip çatmıştı. Havalar hala soğuktu.
Kardeşlerim ve babam ara da sırada konağa gelip benimle zaman geçiriyorlardı.
Bir gün ablam bizim konaktayken misafir odasında kahve içiyorduk. Ona son zamanlarda Miran ile aramızda geçenleri anlattım.
Gülümsüyordu. ‘Ona aşıksın’ yazdı. ‘Gözler yalan söylemez’ yazdı.
‘Bilmiyorum. Her şey çok hızlı oldu bir anda bilmediğim bir adamla evlendim. Sonra başka bir adam çıkıp berdel dedi durdu. Üstüne birde bana hala mektuplar gönderiyor’ dedim.
Bu sabah tekrar bir not almıştım. ‘Benim olmana çok az kaldı’ yazıyordu. Onu görünce tekrar çok korkmuştum.
Ablama bunu söyledim çünkü onun benim sırrımı saklayacağını biliyordum.
Ablama aldığım notlardan bahsettim. Ona gösterdim.
‘Hemen Miran’a bunu göstermelisin. Bu çok tehlikeli’ yazdı defterine tekrardan
Haklıydı. Bu çok tehlikeli bir hal almaya başlamıştı.