Ufak bir tartışma

1022 Words
Ela Miran ile odamıza döndüğümüzde onunla konuşmak istiyordum. Benimle neden evlendiğini sormam gerekiyordu. Belki bu düşmanlık bitince boşalabilirdi. Kapıyı kapatınca ona doğru döndüm. ‘Miran benimle neden evlendin?’ Diye sordum. Bu soruyu beklemiyormuş gibi bir hali vardı. ‘Bildiğin üzere Aksoylar ailenle düşmanlar seni korumak için aceleyle evlendiğimizin farkındayım ama evlilik kararımız biz daha küçükken verildi’ dedi. ‘Anlıyorum ama sonuçta bu evlilik biraz fazla hızlı oldu birbirimizi tanımadık bile ve açıkçası düşman ortada olmadığında ne olacak merak ediyorum. Boşanacak mıyız?’ Diye sordum Miran bana kaşlarını çattı. ‘Sen neyden bahsediyorsun? Bak Ela, ben hala biz küçükken birimimize verdiğimiz sözü tutuyorum. Senin bunu unutman hatırlamaman onu yok saymaz’ dedi. Sinirle saçlarını düzeltti. ‘Miran sonuçta sevgisiz bir evlilik bu, birbirimize yük olacağız’ dedi. ‘Senden asla boşanmayacağım’ diyerek bağırdı. Sonra yanıma yaklaştı ‘Sen benim karımsın. Benden gerçekten nefret mi ediyorsun. Biraz bile duygu hissetmiyor musun’ dedi. Gözlerinin içine baktım. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Ben birşey demeyince Miran daha çok sinirlendi ve kapıyı hırsla kapatarak dışarı çıktı. O gece çok geç odaya geldi. Sabah uyandığımda da çoktan işe gitmişti. Sabah kahvaltıdan sonra kahve yapmak için mutfağa doğru yürüdüm. Mutfaktakilerin konuşmalarını duyunca durdum. ‘Gelin hanımın fistanını gördün mü? Vallahi Miran ağam karısına çok düşkün. E tabi yıllardır karısını bekledi. Öldü dediler inanamadı. Çok seviyor çok aşık karısına’ dedi. ‘Vallahş doğru dedin Abla. Geçen gün Miran ağamı gördüm. Gelin hamamım merdivenden inerken ona bir baktı. Benim içim eridi. Beni de böyle seven biri çıkar mı?’ Dedim. Daha fazla konuşmalarına şahit olamamak için içeri girdim. Kahve hazırlarken ‘Miran beyi çok mu seviyorsunuz?’ diye sordum onlara. Yaşlı olanı cevap verdi. ‘Miranın çocukluğunu bilirim. Her zaman çok merhametli biriydi. Sizi de çok severdi. Onu sevmemek mümkün değil’ dedi. Miran herkes tarafından saygı ve sevgi duyulan biriydi. Herkese gerekli değeri verir, konakta çalışanlarla bile her daim çok ilgilenirdi. Görüyordum ki kocamı tanımak beni mutlu ediyordu. Kahveleri içerken Evin ablam geldi. Onunla da oturduk. Onunla otururken Mirza işten döndü. Kapı açılınca sinirliydi sonra Evin ablama baktı. Yüzü bir anda aydınlandı. ‘Hoşgeldiniz’ dedi. Ablam kafasını salladı. Hafifçe yanaklarının kızardığını gördüm. Ablamla avluda tek kaldık. O ve Ezmira benim için artık en yakın arkadaş olmuşlardı. Fotoğraf makinem kırıldığından ve başımda intikam diyen biri olduğundan dolayı pek dışarı çıkamıyordum. Miran bu konuda izin vermiyordu. Güvenliğim söz konusu olduğu için. Beni gerçekten bu kadar önemsiyor mu acaba? Ablamla baş başa kaldığımızda defterine bir şeyler yazdı. Bana Miranla ilgi soru sordu. ‘Canım kardeşim evliliğin nasıl? Seni her gün mutlu görüyorum ama senden duymak isterim’ dedi. ‘Evliliğim güzel ama abla bilmiyorum. Miran’ı yeni tanıyorum. Çok farklı biri, merhametli sevecen bazen çok öfkeli’ dedim hafif gülerek. Ablam ‘sanırım kocanı onun seni sevdiği kadar seviyorsun’ yazıdı. Beni gerçekten sevdiğini nereden biliyorsun?’ Diye sordum. ‘Bakışlar yalan söylemez’ yazdı. 2 hafta sonra Bugün evleneli tam 1 ay oldu. Miran Son zamanlarda eve gelmez oldu. Son konuşmamızdan sonra Miran hala bana kızgındı. Çok fazla zaman geçirmedik. O da iş bahanesiyle eve gelmedi çoğu zaman. Geldiğinde de koltukta biraz uyuyup işe gitti. Geçen gün annesi sabah kapıyı çalmadan açıyı ve bana bağırmaya başladı. ‘Sen ne biçim kadınsın kocan odana bile gelmiyor daha evleneli kaç gün oldu ki bıktırdın adamı. Biz torun bekliyoruz. Sen kocanı elinde bile tutamıyorsun. Kuma getirirse üzerine ağlar durursun’ dedi Ayağa kalktım. ‘Bana bak kocana sahip çık. Kadın ol elinde tutmasını bil’ dedi. ‘Mihra Hanım, oğlunuz eve gelmiyor diye neden ben suçlanıyorum?’ Dedim. Bana cevap vermeden sinirle kapıyı kapattı ve çıktı. Kendi inatçılığı yüzünden ben suçlanıyordum. Benimle konuşsa hiç bir sorun olmayacaktı. Dün gece gene eve gelmemişti. Gelse bile üzerini değiştirip işe gidiyordu zaten. Avluda oturuyordum yanımda Ezmira vardı. ‘ yenge sorun ne abim kaç gündür eve gelmiyor. Annem durup durup bir torun yüzü görmeden göçüp gideceğim diyor’ dedi. İç çektim. ‘Annen sadece beni suçluyor Ezmira’ dedim. ‘Beni yanlış anlama yenge ama abim sana çok aşık seni böyle tek bıraktıysa sanırım onu kızdıracak bir şey yaptın’ dedi. Bana olan hislerini bilmiyordum. Açıkçası kendi hislerimi bile bu ara bilmiyordum. Miranın eve gelmemesi beni çok üzüyordu. ‘Konuşsak halledemeyeceğimiz bir şey yok ama o sadece surat asıp oturmak istiyor’ dedim. Ezmira güldü ‘hep öyle yapar istediği olmayınca suratını asar. Madem öyle sen git konuş’ dedi. ‘Nasıl gideceğim ki’ dedim. Kapıdan içeri Mirza girdi. Gene sinirliydi. Ezmira ‘abim götürür seni’ dedi. Mirza yanımıza geldi ‘yenge gidip kocanla barış vallahi kaç gündür yedi bitirdi herkesi, bitmiyor bi siniri’ dedi. Kendini koltuğa attı. ‘Yeter yav’ dedi. ‘Tamam o zaman hadi beni götür neredeyse’ dedim. ‘Vallaha mı ‘ dedi. Ayağa dikildi. ‘Üzerimi giyinip geliyorum’ dedim. Odaya çıktım ve Miran ile aldığımız onun göz süzdüğü bir elbiseyi giydim. Sonra çıktım. Ezmira ‘ çok güzel olmuşsun yenge’ dedi. Aşağıya doğru inerken. Gülümsedim. Mirza ile arabaya bindik. Beni abisine götürecekti. Öğrendim ki; Miranların otelleri varmış o buradaki oteli yönetiyormuş. Diğer otellere de kardeşleri ve kendisi sırayla bakıyormuş. Beni, Miranın oteldeki ofis odasına kadar Mirza yanında götürdü. Odasına tek başıma girdim. Me diyeceğim konusunda kararsızdım. Kapıya gelene kadar düşünmemiştim. Derin bir nefes aldım. Kapıyı açtım ve içeri girdim. Miran saçları dağılmış halde önündeki evraklara bakıyordu. Başını kaldırıp bana baktı. Beni karşısında görünce şaşırdı. ‘Sen eve gelmiyorsun madem ben geleyim dedim. Telefonum yok seni arayamıyorum. Evde zaten değilsin seni bulamıyorum. Ben kocamla acaba nasıl görüşeceğim’ dedim kollarımı bağladım. O koltuğunda arkasına doğru yaslanırken ben devam ettim. ‘Madem benimle problemlerin var gelip neden konuşmuyorsun da çocuk gibi kaçıyorsun. Yoksa annenin dediği gibi üzerime kuma mı getirmeyi planlıyorsun.’ Dedim sinirle gülerek. Miran ‘Çalışıyorum Ela’ dedi eğlenir gibi gülümsedi. Sonra ciddileşerek ‘ sevmediğin ve boşanmak istediğin birini merak edeceğini düşünmedim’ dedi. ‘Miran ben sana hemen boşanalım demedim. Zaten evlenmemiz çok hızlıydı. Benimle neden evlendiğini bilmeye hakkım var. Ona göre benim de kendi yolumu çizmem gerekiyor. Sonuçta bu sadece zorunlu bir evlilik mi yoksa devam edebilecek miyiz bilmem gerekiyordu’ dedim. ‘Seni tanımaya çalışıyorum en azından bu konuda yardımcı ol. Tartışacaksak tartışalım. Kaçma benden’ dedim. Ayağa kalkıp yanıma geldi. Ellerimden tuttu. ‘Nasıl istersen öyle olsun’ dedi. Ellerimi tutunca heyecanlandım. Uzun zamandır bana yaklaşmamış olması beni zaten üzüyordu. Ben sanırım kocamı seviyordum ve bu sevgi umarım karşılıklı olurdu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD