Müstakbel eşim!!!

1137 Words
Ali Asaf'tan Temmuzun son haftası gelmiş havalar iyice bunaltıcı bir hal almıştı. Şimdiden önümüzdeki yazın mobilya trendleri üzerinde çalışmaya baslamıştık. Günler hızlı geçiyordu. Laptopumu çantasına koyup fermuarını kapadım. İşler hiç istediğim gibi gitmiyordu. Yönetim kurulu toplantılarında fikir ayrılıkları vardı ve orta yolu bulmak çok zorluyordu. Toplantı notlarının düzenlenmiş hali sabah masamda olacaktı ve bugün stil danışmanlarından yeni çizimler istemiştim. Önümüzdeki hafta ortasında tekrar toplanıp çizimler içerisinden yeni ürünleri seçecektik. Umarım çok gecikmeden bu işi de bitirirdik çünkü önümüzde her ne kadar bir yıl bile olsa hazırlıklarımızı anca tamamlardık. Sanem'in açtığı gruptan Gizem ve onun bizim iş cıkışımıza geleceğini ve buradan birlikte çiftliğe döneceğimizi kararlaştırmışlardı. Onlar gelmeden önce son gelen mailleri de tammalamış toplanıp hazırlanmıştım. Ayşe hanımdan bir yorgunluk kahvesi getirmesini rica etmiş onların gelmesini bekliyordum. Kapım vurulmadan sertçe açıldı ve içeri eski karım Canan ve Ayşe hanım birbirlerine bağırarak girdi. Ayşe hanım, Canan'ı içeri giremeyeceği hakkında hala ikna etmeye çalışıyordu ama zaten odanın içerisindelerdi. "Ayşe hanım, çıkabilirsin. Problem değil." dedim. Ayşe hanım mahçup bir şekilde başını sallayıp kapıyı arkasından çekerek çıktı. Çok alışmıştık onun bu hallerine. Boşanma davası zamanında çok fazla kavga etmiş ve çok fazla hırpalanmıştık ve Ayşe hanım çok fazla yüzgöz olmuş ve uğraşmıştı onunla. Canan tam bir çirkefti. Keşke gerçek yüzünü daha önce farketseydim de onun sahte aşkına inanmasaydım. Onun yüzünden insanlara olan güvenim kalmamıştı, özellikle de kadınlara. Gizem'e kadar... Çocukluk arkadaşım, manevi annem ve babamın kızı... Ona karşı birşeyler hissettiğimi düşünmüyorum ama onda farklı birşey vardı. Kendime benzetiyorum onu. O farklıydı... Canan gibi değildi... Naif, sessiz, kimseyi kırmak istemeyen ve hep gülümseyendi o... Güneş gibi girdiği ortamı aydınlatıyor... Canan onun tırnağındaki toz zerresi bile olamaz. "Aşkım!!! Ama sen neden bu kadar uzatıyorsun? Bırak şu inadını, bak ben çok özledim seni." diye yılışmaya başladı Canan. Oturduğum yerden hala ona bakıyordum. Kısacık, sarıya boyattığı saçlarını savurarak yaklaşmaya başladı. "Bence daha fazla yaklaşma Canan." "Neden öyle diyorsun ama canım, hep yanlış anlamalardan ibarek bizim aramızdaki ayrılık." dedi dudak bükerek. "Neyi yanlış anlamışım Canan?" dedim. O konuştukça sinirleniyorum. Birde salak yerine koyuyor. Bu zamana kadar hiçbir kadına sesimi bile yükseltmeyeye dikkat ederken bu kadın beni çileden çıkarıyordu. Birgün elimde kalacak ondan korkuyorum. "Ben seni çok seviyorum. Hep yanlış anladın, inat ettin ayrıldın benden." dedi yüzsüz. "Sen mi beni seviyorsun. Sen hep benim paramı sevdin Canan!. Noldu? Paran mı bitti? Yine burada aldın soluğu ya da hangi sevgilin bıraktı seni" diye çıkıştım. "Ne sevgilisi aşkım be-" diye başlarken sözünü kestim. "Bana kakalamaya çalıştığın çocuğunun babası olmasın sakın!" resmen gürlemiştim. Yalanlarına doymuştum artık. Alt tarafı bir gece eğlenmeye çıktım ve aldığım fazla alkolle geceyi geçirdiğim Canan başkasından peydahladığı çocuğu benden olduğunu iddiası ile karşıma çıktı bir süre sonra. Tabi o zamanlar ben çocuğun benden olmadığını bilmiyordum. Hemen evlendim onla sonunu hiç düşünmedim. Yüzüstü bırakmadım ama sevgisine de inandım zamanla. Keşke inanmasaydım. Yeni yetmeler gibi inandım evlendim ve sayesinde yıkıldım. Canan sanki ona hiçbirsey dememişim gibi hala yılışmaya devam ediyor, cidden anlamıyorum bu kadını. "Bak elimden bir kaza çıkmadan ne istiyorsun söyle ve defol git buradan!" diye bağırdım. Sinirden iyice gözümün döndüğünü hissediyordum. Yumruklarımı sıkmış, ayaklanmış karşısına dikilmiştim. "Ne oluyor burada?" diye bir kadın sesi gürledi odamda. Kapı tekrar açılmış ve içeri Gizem girmişti. Gizem?? "Size bir soru sordum!!! Ali Asaf kim bu kadın?" dedi Gizem. O bana hesap mı soruyor? "Ben Canan, sen kimsin ve bu odaya ne cürretle girersin?" dedi Canan. " Ah şu Canan!" dedi Gizem ve kapıya doğru seslendi "Ayşe hanım, güvenliği çağırın kapının önüne atılması gereken bir çöp var burada" dedi. "Sen kim oluyor-" " Ben Gizem, şu sırnaştığın adamın müstakbel eşi oluyorum ve senin nasíl bir kaşar olduğundan gayet haberim var." dedi Gizem ve ilerleyip ikimizin yanına geldi. "Ali Asaf! Bana bunu nasıl yaparsın?" diye cırladı Canan. Gizem koluma dolanmış ellerini ittirdi Canan'ın ve ikimizin arasína girdi. Şaşırdım mı şaşırmak ne kelime. Biraz önce o benim müstakbel eşim olduğunu mu söyledi!!! "Şimdi sen o yapma kıçını alıp burdan gidiyor musun yoksa ben seni çöpe attırayım mı?" dedi Gizem. "Alişim!.. Ne diyor bu kız sen birşey desene! Haddini bilsin" dedi Canan bana bakarak. Gizem'e döndü bakışlarım. Gözgöze geldiğimizde çok ciddi olduğunu gördüm. Dudaklarındaki gülümsemeye takıldı gözlerim. Ona bakarken hissettiğim tek şey güvendi ve ben sorgusuz sualsiz ona güveniyorum. Elimi beline atarak sarıldım Gizem'e. Sırtı göğsüme yaslandığında başımı eğip saçlarımdan öptüm. "Hoşgeldin hayatım." dedim Gizem'e. Belindeki elimin üzerine elini koyup "Hoşbuldum!" dedi. "Alişim ne diyorsun sen?" diye cırladı Canan. "Sevgilime hoşgeldin diyorum Canan" dedim. "Bunu bana yapamazsın! Bunun gibi basit birini bana tercih etmiş olamazsın!" histerik bir çığlık attı. "Ayşe hanım, nerede kaldı bu güvenlik" diye soran Gizem'in üzerine saldırmaya başladı Canan ama daha o hamle yapamadan kollarımın arasında hareketlenen Gizem bir anda Canan'ı tepe taklak etti. Bir kolu sırtına kıvrılmış olan Canan çığlık çığlığa bağırırken Gizem'in diğer eli yapma saçlara asıldı. Gizem'in içinden kaplan çıktı resmen. Benim isteyipte yapamadığımı Gizem yapıyordu. "Yeter be! Kapa çeneni yoksa tüm saçlarını eline veririm senin deyip sahada saçlarına asıldı. "Bir kere söylüyorum bir daha söylemem benim sevdiğim adamın yanına geldiğini yok vazgeçtim bir kilometre bile yakınına geldiğini ne duyacağım ne de göreceğim. Anladın mı beni!!" dedi Gizem bir yerden de onu oda kapısına doğru sürüklüyordu. " Eğer duyarsan yada görürsem yada şüphe dahi edersem yemin olsun kollarınla bacaklarının yerini değiştirir, o gözlerini yerinden oyar götüne sokarım.... Duydun mu?" dedi saçlarına asılıp kapıdan dışarıya doğru ittirerek. Canan önce bir yere yapıştı. Sonra ayaklanmaya çalışırken gelen güvenlik tarafından kollarından tutularak ayağa kaldırdı. "Bu faişe bir daha bu binaya girmeyecek anladınız mı beni?" dedi Gizem güvenliklere. "Şimdi götürün atın kapıdan dışarı bu çöpü." "Sana bunu ödeticem" diye Canan cırlarken, güvenlik onu asansöre doğru sürüklercesine götürdü. Belayı defetmemizin üzerine herkes bir olduğu yerde donup kaldı. Sonra Gizem bana döndü ve koşarak sarıldı. Koridorda herkes durmuş bizi seyrediyordu ve o seyredenlerin arasında Sanem ve Arda da vardı. Kimseden çıt çıkmıyordu. "Az önce ne yaptım ben?" diye fısıldadı Gizem. Yüzünü göğsüme gömdüğü için sesi boğul geliyordu. Gülümsedim. "Sanırım nişanlım olduğunu ilan ettin!" dedim "Siktir." dedi. "Artık çok geç herkes duydu." dedim gülümseyerek. "Herkes bana mı bakıyor?" dedi. Etrafa göz gezdirdim. Evet kesinlikle herkes bize bakıyordu. Sanem gülümseyerek, Arda kaşlarını çatarak. "Hayır sana değil bize bakıyor." "Buharlaşabilir miyim? Resmen rezil oldum. Nolur gidelim!!!" dedi. Kollarımın arasında sarıldığım kızın yüzünü görmek için ellerimden birini serbest bıraktım. Çenesinden tutarak bakışlarıyla buluştum. "Rezil falan olmadın. Bir nişanlının yapması gerekeni yaptın ki bence burada kahraman oldun çünkü herkes ondan yaka silkmişti sevgili nişanlım" dedim kıkırdayarak. "Alay etme" dedi. Etmemek kolay mıydı ki! Şuan çok tatlı görünüyordu. Utandığı her halinden belliydi. Yanakları kızarmıştı. Hayatta aklıma gelmezdi böyle virşey yapacağı. Benim hep uğraştığım, ufak tefek diye alay ettiğim kızın içinden resmen kaplan çıkmıştı. Önce öfkemden, daha sonra ise şaşkınlıktan tepki verememiştim olanlara ama şimdi düşününce vay be... Resmen basiretim bağlanmıştı ve o beni korumuştu. Çocukluğumda o kadar ağlattığım kız beni savunmuştu. Hayran hayran yüzüme bakmaktan başka birşey yapamıyordum şuan. "Boşaltın burayı!" diye bağırdı biri. Kafamı kaldırdığımda yüze gelen bir yumrukla geriye savruldum.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD