
Hakkâri’nin sert dağları ve sessiz köylerinden birinde yaşayan Havin, henüz 20 yaşında genç bir kızdır. Küçük yaşta annesini kaybetmiş, babasının kurallarıyla büyümüş sessiz ama inancı güçlü bir genç kadındır. Tesettürlüdür, sınırlarını bilen biridir ve namahrem bir erkeğin elini bile tutmaktan kaçınır.Ama hayatı, babasının verdiği bir kararla değişir.Babası onu, Havin’in hiç istemediği bir adamla sözlendirir. Bu adam Havin’e karşı normal bir sevgi değil, tehlikeli bir takıntı beslemektedir. Havin ise ona her zaman mesafe koyar, ne yakınlaşmasına izin verir ne de dokunmasına.Bu durum adamın öfkesini ve saplantısını daha da büyütür.Bir gün adam Havin’e:“Seni arkadaşlarımla tanıştıracağım.” der.Havin bunun sıradan bir buluşma olduğunu düşünür. Ama gittiği yer bir tuzaktır.Issız bir yerde adam gerçek yüzünü gösterir. Havin’i zorla yere iter ve ona yaklaşmaya çalışır. Havin korku içinde geri çekilir, gözleri dolarak yalvarır:“Yapma… lütfen yapma…”Tam o anda, o yoldan geçen bir asker olan genç adam gördüğü manzaraya kayıtsız kalamaz.Bir anda her şey değişir.O gece yalnızca Havin’in hayatı kurtulmaz…Kaderi de değişir.Çünkü o askerle Havin’in yolu, o karanlık gecede kesişmiştir.Ve bu karşılaşma…İkisinin de hayatını sonsuza kadar değiştirecektir.

